(6762 S. K. m. 272, 441) (559 S. KHK. m. 4)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 7.9.2000 tarih ve 2000/318-558 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirket ortağı olduğunu, 31.1.1995 tarihinden itibaren genel kurul toplantısı yapmayan şirketin 559 sayılı KHK.nın 4. maddesi ile değişik TTK.nun 272. maddesi gereğince sermaye artırımını da gerçekleştirmediğini, şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, münfesih duruma düşen davalı anonim şirketin tasfiyesiz feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirket sermayesinin zaman içerisinde ekonomik kayba uğradığı, anasözleşmede belirtilen ticari amaç ve hedeflere ulaşmasının mümkün olmadığı, sermaye artırımında bulunmadıkları gerekçesiyle, ... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4.maddesi ile değişik TTK.nun 272. maddesi uyarınca sermaye artırımında bulunmayan davalı anonim şirketin feshi istemine ilişkindir. Kararın gerekçe bölümünde davalı şirketin infisahına ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmakla birlikte, hüküm fıkrasında şirketin infisahı hakkında bir karar verilmemesi doğru değildir.
3- Öte yandan, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, ancak tasfiye memuru tayini konusunda bir karar verilmemiştir. Davacı tarafından talep edilmemiş olsa dahi, fesih edilmiş sayılan ortaklığa, mahkemece resen tasfiye memuru atanması gerekir. Mahkemece, davalı şirket ana sözleşmesi celbedilerek, TTK.nun 441 ve devam eden maddeleri uyarınca tasfiye memuru tayinine de karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy