(818 S. K. m. 125)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bozüyük Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.03.2000 tarih ve 1999/213 - 2000/66 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince Yeşilkent toplu konut bölgesinde içme suyu şebekesinin 1.Etap boru ve montaj malzemelerinin ücret karşılığı montaj ve tesis işlerinin yapıldığını, 22.12.1995 günlü hakedişin düzenlenerek bu bedelin Toplu Konut Bölge hesabından müvekkili hesabına geçirilmesi için 29.12.1995 tarihinde davalıya yazı gönderildiğini ancak davalının bu işlemi gerçekleştirmediğini ileri sürerek 373.327.899.-TL.nın işlemiş ticari temerrüt faizi ile 1.272.438.148.-TL.nın dava tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından hakediş verilme tarihi 22.12.1995 tarihi ile dava tarihi arasında bir yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı Belediye, Yeşil Kent Toplu Konut Bölgesinin içme suyu alt yapı çalışmalarını yaptıklarını, kesin hakediş belgelerini davalı bankaya sunduklarında Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının davalı bankada bulunan hesabından, Belediye hesabına ödeme yapılmadığını ileri sürerek alacak davası açmıştır. Davalı ise, Toplu Konut İdaresi'nin verdiği talimatla dava konusu paranın üçüncü bir şirkete ödendiğini savunmuştur. Bu durumda aradaki münasebet havale aktinden ibarettir. Havale alıcısının havale ödeyicisine olan talep hakkı için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Bu bakımdan Borçlar Kanunu'nun 125 nci maddesindeki 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Olayda 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir. Ne var ki, davalı banka, Toplu Konut idaresi tarafından verilen talimat uyarınca ödemeyi dava dışı şirkete yapmıştır. Bankanın, talimat dışına çıkıp davacıya ödeme yapma yetkisi ve zorunluluğu yoktur. Bu nedenle, talimatı yerine getiren davalı bankadan, davacının alacak isteme hakkı bulunmadığından mahkemece davanın reddine dair karar sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.160.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy