(818 S. K. m. 41) (6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 3. Hukuk Mahkemesince verilen 12.4.2000 tarih ve 1998/961-2000/248 sayılı kararınca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket tarafından inşa edilen ve diğer davalılara ait inşaatın hafriyat çalışmaları esnasında müvekkiline ait fabrika binasına hasar verildiğini ileri sürerek, kazanç kaybı dahili toplam 8.876.442.203 lira maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davaya cevabında, davacıya ait taşınmazın şuyulandırılarak otopark olarak tesbit edildiği, bu nedenle davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacıya inşaat için belediyece ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, zararın abartıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran davanın kısmen kabulü ile 3.376.129.203 lira hasar bedeli ile 305.177.000 lira kazanç kaybı olmak üzere toplam 3.681.306.203 liranın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı davaya konu haksız eylem nedeniyle kazanç kaybına da uğradığını ileri sürerek bu kaleme ilişkin olarak 5.000.000.000 TL talep etmiş, mahkemece istem kısmen kabul görerek 305.177.000 TL olarak hüküm altına alınmışsa da, hesaplamanın gelir vergisine esas olabilecek asgari kazanç tutarı üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının gerçek kar mahrumiyeti tutarının hesaplanabilmesi davacı ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkarılabileceğinden, mahkemece davacıya defterlerini ibraz için kesin mehil verilmesi ve defterlerin ibrazı halinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacının kar mahrumiyetine ilişkin talebinin değerlendirilmesi gerekirken noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Dava, davacıya ait fabrika binasına davalıların verdiği zararın giderimi isteminden ibarettir. Davacı tacir olup, TTK.nun 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2. fıkrasında; arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi reeskont faizine hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 155.295.524 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy