(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesince verilen 9.11.2000 tarih ve 2000/427-853 sayılı kararın ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin inşa ettiği apartman dairelerinden dokuzunun maliki olduğunu, 15.1.1995 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca, yakıt ve genel gider paylarının kat maliklerince ödenmesine dair karar alınmasına rağmen, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine girişilen takiplere de itiraz ettiğini ileri sürerek, takiplere yapılan itirazların iptalini asıl ve birleşen dava dilekçelerinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin üye değil, arsa payı karşılığı bağımsız bölüm yapma sözleşmesinin tarafı olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıya arsa bedeli karşılığı verilen 9 adet daireden 3'ünün başka şahıslara satıldığı, 5 dairenin oturma ruhsatının alınmadığı, sadece 1 dairede davalının oturduğu ve daireye ilişkin giderlerin istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine karar Dairemizce davalıya ait dairelerden yalnızca birinde oturuluyor olmasının boş olan dairelerden dolayı yakıt ve yönetim giderlerini ödemekten kaçınma hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davacı yararına bozulması üzerine,yapılan yeniden yargılama sonucunda davalının icra takip dosyalarına yaptığı itirazların iptaline, yasal faiz uygulanmak suretiyle takiplerin devamına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar bu kez Dairemizin 14.2.2000 tarih ve 2000/156-1014 sayılı ilamıyla talep aşılarak ve bilirkişi raporunda belirlenen miktar dahi aşılmak suretiyle, ne surette hesaplandığı anlaşılamayan miktar üzerinden takiplere yapılan itirazların iptaline karar verilmesi ve faize faiz işler mahiyette hüküm tesisisin hatalı olduğu gerekçeleriyle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının 1997/2235 sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 307.200.000 lira, 1997/2236 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 506.100.000 lira üzerinden iptali ile takiplerin bu miktarlar üzerinden devamına, takip taleplerinde yer alan birikmiş faiz alacaklarına faiz işletilmesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece,14.2.2000 tarihli bozma kararımızdan önce verilen 1.11.1999 tarihli kararda takip dosyalarına yapılan itirazların iptali ile yasal faiz uygulanmak suretiyle takiplerin devamına karar verilmiş ve bu karar sadece davalı vekilince temyiz edilip, davalı yararına bozulmuştur. Bu durumda artık davacı kooperatif alacağına yasal oranda temerrüt faizi uygulanması hususu davalı için usulü kazanılmış hak teşkil etmekte olup,mahkemece bu defa takiplere yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına karar verilmekle aylık % 10 oranında gecikme faizinin tahsiline olanak sağlayacak şekilde hüküm tesisi davalının usulü müktesep haklarının ihlali niteliğinde olduğundan doğru görülmediği gibi,
3- Davacı kooperatifçe girişilen 1997/2235 sayılı icra takip dosyasında talep olunan birikmiş faiz alacağı istemi (320.311.233)TL,bilirkişice belirlenen gecikme faizi miktarının ise (300.600.000)TL olmasına karşın,mahkemece nasıl tespit edildiği anlaşılamaz biçimde bu dosya için birikmiş faizin (101.700.000)TL, yine 1997/2236 sayılı takip dosyasında birikmiş faiz istemi (126.522.740)TL, bilirkişice hesaplanan gecikme faizi tutarının ise (115.200.000)TL olması karşısında yine nasıl bulunduğu anlaşılamayan biçimde bu dosyada (314.100.000)TL faiz alacağına ilişkin takibe yapılan itirazların iptaline karar verilmesi de yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy