(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesince verilen 5.10.2000 tarih ve 1998/258-2000/575 sayılı kararın ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki 16.1.1996 tarihli acentelik ilişkisi sonrasında saflık derecesi %100 üzerinde olan Paroxen Sodium vereceğini garanti eden davalının tüm siparişlerde, akreditifin açılmasına rağmen malları zamanında ve sözleşme şartlarında teslim etmeyerek müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesine yol açtığını, müvekkili lehine doğan 15.000 USD.lık komisyona davalının haksız olarak el koyduğunu ve kar mahrumiyetine sebep olduğunu ileri sürerek, 15.000 USD.nın 11.4.1997 tarihinden, 17.500 USD. kâr mahrumiyetinin de 22.5.1996 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Hamburg mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında acentelik sözleşmesi olmadığını, müvekkili nam ve hesabına hareket eden davacının temsilci olduğunu, davacının verdiği sipariş üzerine üretici firmadan satın alan müvekkili ile tekrar pazarlık yapan davacının sorun çıkardığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı firmanın 4.parti 100 kg.lık Naproxen Sodyum USP. 23 için gönderilen analiz sertifikasındaki sonuçlara göre taahhüt ettikleri %100ün üzeri saflıkta ürünün %99.98 saflıkta olduğu ve taahhüdünü yerine getirmediği, söz konusu saflık derecesi alıcı ... İlaç Firması tarafından talep edilen ve aranan bir özellik olması açısından kusurlu olduğu, davacının bu olaydan sonra 15.000 USD. komisyon alacağının olduğu, yeniden davacının mal istemesi nedeniyle kâr mahrumiyeti isteyemeyeceği gerekçesiyle, 15.000 USD.nın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kar mahrumiyetine dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasında temsil(aracılık) ilişkisi bulunmasına ve bu ilişkiden kaynaklanan 15.000 USD borcun da 11.04.1997 tarihli fax ile davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizi ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Davacı vekili, davalının ayıplı mal göndermesi nedeniyle, Türkiyede bulunan firmalardan aldığı bir tonluk siparişin yerine getirilemediğini ve bu nedenle davacının kar mahrumiyetine uğradığını ileri sürerek, şimdilik 17.000 USD.nın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise, davacının ticari teamüllere uymayan davranış sergilediğini, 1.000 kg.lık NS maddesinin davacı tarafından alınmaması nedeniyle davalının zarara uğradığını, ilaç hammaddesinin gönderildiği tarihteki koşullar gereği %99.8 saflıktan daha iyi bir derecede olamayacağını ve bu durumun ilaç yapımını etkilemeyeceğini savunmuştur. Karara esas alınan 05.06.2000 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacı iddiası ve davalı savunmaları tartışılmamıştır. Mahkemece, bir tonluk siparişin yerine getirilmemesinde, taraflardan hangisinin eyleminin etken olduğu, %99.8 saflıktaki NS.nin ilaç yapımını etkileyip etkilemeyeceği konusunda, aralarında kimya mühendisi de bulunan uzman heyetten denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy