(2918 S. K. m. 96, 98, 99) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Hukuk Mahkemesince verilen 5.10.2000 tarih ve 2000/351-871 sayılı kararınca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın %75 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen 647.203.000.TL. hasarın 10.05.1999 tarihinde sigortalıya ödendiğini beyanla, kusur oranına göre, 485.402.250.TL. nın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile davalılardan rucüen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçe limitlerinin 500.000.000.TL olduğunu, kazada birden fazla aracın hasar gördüğünü, K.T.K.nun 96.maddesinin uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasarın 547.145.855.TL olup, taleple bağlı kalınması gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulü ile 485.402.250.TL. nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 96.maddesine göre; Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.
Davalı sigorta vekili yargılama aşamasında kaza nedeniyle birden fazla aracın hasar gördüğünü savunmuş olup, mahkemece bu savunma üzerinde durularak inceleme yapılması ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tespiti gerekirken, yazılı olduğu şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesinin göz önüne alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesine göre hakim, her iki tarafın iddia ve müdafaası ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların %75 oranında kusurlu olduğuna dayanarak toplam hasar miktarının bu kusur oranına isabet eden miktarını talep etmiştir. O halde, mahkemece bilirkişi vasıtası ile belirlenen gerçek zarar miktarına bu kusur oranının tatbiki gerekirken, istemin aşılması suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
3- Zorunlu mali sorumluluk sigortasını tanzim eden sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse mala gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş gününde yerine getirilmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükümler esasen Türk Ticaret Kanununun 1299.maddesinin tekrarı niteliğindedir.
O halde mahkemece yapılacak iş, davacı şirketin davalı sigorta şirketine davadan önce ihbarda bulunup bulunmadığının tespiti ile davadan önce ihbar var ise yukarıda açıklandığı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigorta şirketinin bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faiz tatbiki gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davalı sigorta şirketinin, davacı şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy