(818 S. K. m. 19, 20)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 14.10.1999 tarih ve 1997/1046 - 1999/1075 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin K. Bar Restaurant'ın müşterisi olduğunu, müşteri F... 'nin yaptığı harcamalara ilişkin olarak ödemeyi Yapı Kredi Bankası'nın visa kartı ile yaptığını, ancak müşterinin, harcama belgesinin kendisine zorla imzalattırıldığı iddiasında bulunması nedeniyle müvekkilinin müşterisi bulunduğu Vakıflar Bankası ile visa kartın muhatabı olan Yapı Kredi Bankası'nın müşteri F. 'ye kesilen fatura bedelini ödemediklerini, F. 'nin şikayeti üzerine açılan cezası davasında müvekkilinin beraat ettiğini ileri sürerek, fatura bedeli olan 92.750.000 - TL'nin 12.01.1996 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vakıfbank TAO vekili, kart hamilinin satış belgeleri altındaki imzayı kabul etmediğini, bu nedenle de dava konusu borcu ödememesi ve müvekkili bankanın davacı R.'e ödeme yapmasına rağmen daha sonra bu meblağı Yapı Kredi Bankasından tahsil edemediğini ve davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşme gereğince bu gibi durumlarda üye işyerinde ödenen miktarın davacı hesabından tahsil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili müvekkili ile davacı arasında sözleşme olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı Vakıflar Bankası ile üye işyeri sözleşmesi imzaladığı, dava dışı F.'nin diğer davalı Yapı Kredi Bankası'ndan aldığı kredi kartı ile, davacının işlettiği Bar'da 12.01.1996 tarihinde 92.750.000 - TL'lik harcama yaptığı, bilahare banka ve karakola şikayette bulunup borcu kabul etmediği, açılan ceza davası sonunda davacının beraat ettiği, Vakıflar Bankasının harcanan bedeli önce davacıya ödeyip, sonra mahsup ederek geri aldığı, harcamanın davalı Yapı Kredi Bankasının hesaplarına intikal etmediği, bu aşamada borçlu kabul edilemeyeceği, davacı ile aralarındaki üye işyeri sözleşmesi gereğince öncelikle davalı Vakıflar Bankasının davacıya karşı sorumlu olacağı, dava konusu iki adet slip üzerindeki imzaların F...'ye ait olacağının kuvvetle muhtemel olacağı yönünde bilirkişi raporu karşısında, davanın davalı Vakıflar Bankası yönünden kabulü gerektiği sonucuna varılarak, davalı Vakıflar Bankası hakkındaki davanın kabulü ile 92.750.000 TL'nin 29.02.1996 tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte anılan davalı bankadan tahsiline, davalı Yapı Kredi Bankası hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı T. Vakıflar Bankası TAO vekili temyiz etmiştir.
Davacı ile davalı Vakıflar Bankası TAO arasında işyeri sözleşmesi bulunmaktadır. Davacıya ait işletmede, dava dışı F.'nin kredi kartının rızası dışında kullanıldığı, 92.750.000 TL'lik slipler üzerindeki imzaların kart hamiline ait olmadığı iddiası üzerine, önce davacıya 92.750.000 TL ödeme yapan davalı banka tarafından bilahare bu bedelin davacı hesabından kesildiği anlaşılmaktadır. Davalı Vakıflar Bankası sliplerdeki imzanın kart hamiline ait olmadığı iddiasıyla üye işyerine ödeme yapmadığına göre imzaların F.'ye ait olup olmadığının anlaşılabilmesi için slip asıllarının ibrazı gerekmektedir. Vakıflar Bankası, 29.01.1999 tarihli yazı ile dava konusu slip asıllarını temin edemediklerinden suretlerini gönderdiğine ve imzaların sahteliği konusunda usulünce inceleme yapılamadığına ve slipleri muhafazada mümeyyiz davalının kusurlu olduğu, davalı bankanın sahtelik iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmasına göre dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Vakıflar Bankası vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı Vakıflar Bankası vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hüküm ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 823.750.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına 20.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy