(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Burdur Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 20.10.1999 tarih ve 1999/217-697 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatifçe tahsis edilen konut için alması gereken değer farkının geç ödenmesinden doğan faiz alacağının ödenmediğini ve açılan takibe de haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirlenen şerefiye bedelini kabul etmediğini değerlendirme kurulunun raporuna karşı açtığı davayı kaybettiğini ve müvekkilinin faiz borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, borcun ödeme şeklinin netleşmediği, vadesinin belli olmadığı, kooperatifçe gönderilen ihtarın davacıya tebliğinden sonra davacının kooperatife ödeme koşullarını öğrenmek için müracaat etmediği ve davacının iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı kooperatif tarafından belirlenen şerefiye farkı ile ilgili muaraza yaratmış ve değerlendirme kurulu raporunun iptali için dava açmış olduğundan, kooperatifçe belirlenen tarihlerde kararlaştırılan şerefiye bedelinin ödenmemesi yüzünden kooperatifin temerrüde düşmüş olduğu kabul edilemez. Davalı kooperatif ancak aleyhine açılan davanın kesinleşme tarihinde temerrüde düşmüş olacaktır. O tarih itibarıyla ise davacıya ödeme yapıldığından davalının gecikme faizi borcu bulunmamaktadır.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve açıklanan nedenlere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 710.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy