(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Adana Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 26.11.1999 tarih ve 1996/686-1999/1209 sayılı kararınca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatiften haksız yere çıkarıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uyarılara rağmen ödentilerini yerine getirmediği için üyelikten çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacıya gönderilen 2. uyarının tebliğ edilmediği, ayrıca davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacıya gönderilen ikinci uyarı, davacıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Ancak, davacı ihtarlarda istenen borcun gerçek olmadığını, kendisinden davalı kooperatife borçlu olmadığı miktarda para istendiğini ileri sürdüğünden, davacının üyeliğe girdiği tarihten itibaren kooperatife olan aidat, gecikme faizi vs. mali yükümlülüklerinin tespiti için davalı kooperatifin bu konulardaki genel kurul kararlarının getirtilerek dosyasına konulması, böylece mali yükümlülüklerin dayanaklarının belirlenmesi, bundan sonra davacının yapması gereken ödemeler ile yaptığı ödemelerin genel kurul kararlarından, davalı kayıtlarından ve davacı tarafından ibraz edilecek makbuzlardan araştırılarak davacı borcunun saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile kusur tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy