(6762 S. K. m. 1222, 1232, 1236)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 14.04.1999 tarih ve 1999/104 - 1999/77 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 30.05.2000 günde davacı avukatı Fuat Turan ile davalı avukatı Gülşen Uncu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Seyfi Çizmeci tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yasadan kaynaklanan tekel hakkına dayalı olarak davalının Marmara adlı gemisine kurtarma ve yardım hizmeti verdiğini, bu hizmetin karşılığı 1.200.000 Dolar alacaklı olduğunu ileri sürerek TTK. nun 1222 ve 1232. maddeleri gereğince Marmara adlı gemi üzerinde kanuni rehin ve hapis hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, 09.03.1999 havale tarihli dilekçesi ile karara itiraz etmiş, mahkemece, 14.04.1999 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme, kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Mahkemeden verilen Marmara Gemisi üzerinde TTK. nun 1236. maddesi gereğince kanuni rehin ve hapis hakkı tanınmasına ilişkin 18.02.1999 tarihli karar niteliği itibariyle ihtiyati tedbir kararı olmadığından davalı vekilinin itirazı üzerine duruşma açılarak itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden 14.04.1999 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve temyiz incelemesi yapılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-) İşin esasına gelince; Kanuni rehin ve hapis tanınmasına ilişkin davalar niteliği itibariyle ivedilikle sonuçlandırılması gereken davalardan olduğundan, mahkemece dava dilekçesinin karşı tarafa tebliği ile cevap verildiği takdirde cevapta ileri sürülen hususlar ve savunma araştırma ve incelemeyi gerektiriyor ise duruşma açılarak yakın bir tarihe duruşma günü verilmesi, gerektiğinde bilirkişi raporu alınması ve en seri biçimde deliller toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu usulü gerekliliğe uyulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3. bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 100.000.000.- lira avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy