(818 S. K. m. 118) (1086 S. K. m. 204)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 6.12.1999 tarih ve 1999/62 - 1999/522 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıya ait aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını, davalı aracın trafik sigortasından 100.000.000,- lira'nın tahsil edildiğini ileri sürerek sigortalılarına ödedikleri kalan 333.856.134.- lira'nın 10.3.1997 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, asıl kusurun sigortalıda olduğunu, olay nedeniyle aracında 300.000.000,- lira hasar olduğunun mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, sigortalının alkollü olduğu ancak alkol raporunun alınmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile 166.928.067.- lira'nın 10.3.1997 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, takas ve mahsup talebinin, mutlaka mukabil dava şeklinde değil, def'i olarakda ileri sürülmesi mümkündür. Somut olayda davalı cevap süresinde takas def'inde bulunmamış, son celse bilirkişi raporunda belirtilen kendi aracına ait hasarın tazminattan indirilmesini talep ederek takas mahsup savunmasında bulunmuş duruşmada hazır olan davacı vekili de bu hususun savunmanın genişletilmesi olduğunu ileri sürerek buna karşı çıkmamıştır.
Mahkemece, davalının ileri sürdüğü takas ve mahsup savunması üzerinde durularak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 8.5.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy