(1086 S. K. m. 284) (554 S. KHK. m. 5, 6, 7, 10, 43)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 15.12.1999 tarih ve 1999/87-1999/557 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin 29.12.1997 yılından itibaren 5 yıl için Türk Patent Enstitüsünden 4300 nolu Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi ile şarjör halindeki sisteme bağlı tabanca çivisi tasarım belgesi aldığını, 554 sayılı KHK.'ye göre bir tasarımın tescil edilebilmesi için başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olmasının gerektiğini, oysa müvekkili şirketin Türkiye'de 34 yıldan beri çivi hammaddesi olan tellerin üretimini yaptığını ve 1996 yılından beri de davalıya sattığını, tasarım konusu ürünün de 1980 yılından beri tüm dünyada üretildiğini ve üretimin makine ve tabancalar ile yangınlaştırıldığını, müvekkili şirketin 1996 yılından beri Rulo çivi (dizme çivi) ürettiğini, bu üretimi broşürlerde, katıldığı fuarlarda, dergilerde yayınladığını, ihraç ettiğini, tasarımlardaki küçük ayrıntıların KHK. nun 6. maddesi gereğince aynı kabul edildiğini, 5. ve 10. maddeler uyarınca yeni ve ayırt edici özelliği olmayan, teknik fonksiyonun gerçekleştirilmesinde tasarımcıya tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımların koruma kapsamı dışında olduğunu ileri sürerek davalının Tasarım Belgesi ile korunan haklarının müvekkili şirket bakımından korunmamış sayılmasına, davalının almış olduğu 4300 nolu Endüstriyel Tasarım hakkının hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tasarım tescil belgesinin kesinleştiğinden iptalinin mümkün olmadığını, başka firmaların daha farklı üretim yapabileceğini, ancak, üretimlerinin haksız rekabete konu olmaması amacı ile belgenin alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ve davalı tarafın duruşmada verdikleri çivi magazin örneklerinin teknik bilirkişi tarafından incelendiği, fonksiyonları itibariyle birbirinin aynı olduğu, 554 sayılı KHK. nin 6.maddesi anlamında yenilik, 7. maddesi anlamında ayırt edici nitelik unsurlarının bulunmadığı, bu durumda KHK. nin 43/a maddesi uyarınca dava konusu tasarımın mahkeme kararı ile hükümsüzlüğe karar verilebileceği, gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalıya verilen endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne, iptaline karar verilmiştir.
Davalı vekili, yargılama sırasında ve temyizinde, davacının dava dilekçesinde sisteme bağlı tabanca çivisi ürettiğinden bahsetmediği ve sadece tek çivi ile çivi hammaddesi tel üretiminde bulunduğunu iddia ettiği halde teknik bilirkişinin hazır olduğu oturumda bilirkişiye, dilekçesinde dayanmadığı ve üretimini de yapmadığı sisteme bağlı tabanca çivisi ürününü verdiğini belirterek, iddianın genişletilmesine muvafakatlarının olmadığını ısrarla ileri sürmüştür. Teknik bilirkişi raporu ise bu savunmanın yeterince denetlenmesine olanak vermemektedir. Davacının dayandığı ürünler ile kendisinin duruşmaya getirip, bilirkişiye tevdi ettiği ürünlerin aynı olup olmadığı üzerinde bilirkişi yeterince durmamış, bu yönden ayrıntılı, tatmin edici açıklamalarda bulunmamıştır.
Bu sebeple mahkemece, tasarım konusu çivi ve sistemlerinden anlayan, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyeti seçilerek, davalı vekilinin savunmalarının da özellikle göz önünde bulundurulması istenerek, tarafların ibraz ettikleri tüm delillerin incelenip tartışıldığı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy