(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 07.07.1999 tarih ve 1999/90 - 1999/105 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kooperatifin üyesi olan davalının birikmiş aidat ve faiz borcunu ödememiş olması nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kooperatif hakkında daha önce açılmış iki adet dava olduğunu, bunlardan birisinin müteahhit ile yapılan protokolün iptalinin diğerinde ise kooperatifin 1992 yılında kat irtifakı tapularını vermiş olması nedeniyle geçerliliğini yitirdiği ve bu tarihten sonra alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tesbitinin istendiğini, bu davaların huzurdaki davayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kooperatifin tüzel kişiliğinin halen devam ettiği, kat irtifakı kurulmasıyla tüzel, kişiliğin kendiliğinden sona etmeyeceği, davacının takip konusu kadar borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline alacağın % 40 oranı üzerinden 105.672.146.- lira inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kooperatifte yaptırılan ve halen yönetiminin de davacı kooperatifte olan sitede davalının konut sahibi olduğunun çekişmesiz bulunmasına, kooperatifçe istenen alacağın aidat ve sitenin altyapı hizmetlerine ilişkin harcamalar olmasına ve davalının da bundan istifade etmesinin doğal bulunmasına göre ve talebin genel harcamalar ve kedi istifadesi dırışdaki harcamalardan olduğunun davalı tarafından kanıtlanmamış bulunmasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalının borçlarının, tesbiti konusunda alınan bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Mahkemece, kooperatif kayıtları üzerinde yeniden muhasebe konusunda uzman bilirkişiden rapor veya eksper alınarak, davalının borçlarının hangi aylara ve ne miktara ilişkin olduğu aylar itibarıyla belirlenmeli, yapılan ödemeler varsa, ödeme tarihleri de gözönüne alınarak mahsup konusundaki uygulamada gözetilmek suretiyle davalı borçlarından düşülmeli, takip tarihi itibarıyla belirlenen davacı borcu üzerinden (asıl alacak üzerinden) takibin devamına karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, BK.nun 104/son maddesinin ihlali suretiyle faize faiz yürütülmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy