(6762 S. K. m. 3, 806) (2918 S. K. m. 85) (818 S. K. m. 41, 51, 55) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Milas Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 28.4.1999 tarih ve 1997/671-1999/290 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılardan Talat, Ferudun Efendioğlu vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 13.6.2000 günde davacı avukatı Şenol Kip gelip davalılar avukatları tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin işçilerinin taşınması sırasında davalıların malik-sürücü ve işleteni olduğu araçların çarpışması nedeniyle ölen işçinin mirasçıları tarafından açılan dava sonunda müvekkilinden tahsil edilen tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Talat ve Feridun Efendioğlu vekili, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar Mehmet ve Şener davaya yanıt vermemiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davalılara ait araçların çarpışması sonucu devrilen servis otobüsünde bulunan davacı şirkete ait işçinin ölümü dolayısıyla, davacıya karşı işveren sıfatıyla açılan dava sonunda mirasçılara ödeme yapan davacının olay sorumlusu davalılara rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların her birinden kusur oranına göre alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar Talat Efendioğlu, Feridun Dursun Efendioğlu vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının tazminat tutarını hak sahiplerine ödediği tarihten itibaren henüz bir yıllık süre bile geçmeden işbu rücu davasını açtığı anlaşılmakta olduğundan, davalılar F. Dursun Efendioğlu ile Talat Efendioğlu vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalılardan Karadeveci Nak. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında yolcu taşıma akti yapılmış olup, bu davalının TTK.nun 806/1 maddesine göre davacının işçilerini salimen taşıyamadığı, istihdam ettiği sürücünün de kusurlu olduğu kaza sonucunda davacının, ölen işçi nedeniyle tazminat ödemesine neden olduğu sabittir. Adı geçen bu davalının akti vecibesini yerine getirmemesi nedeniyle oluşan davacı zararından TTK. 806/2. maddesine göre kendi zararın tamamından sorumlu olduğu gibi, diğer davalılar da olaydaki sıfatları itibariyle 2918 sayılı Kanunun 85/1, BK.nun 41, 55. maddeleri icabı olarak sorumlu bulunmaktadırlar. Davalılar yukarıda açıklandığı üzere somut olayda davacıya karşı muhtelif sebeplere binaen mesul olduklarından, BK.nun 51/1. maddesi hükmü gözetilerek, davacının uğradığı zarardan talep gibi müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, kusurları oranında tahsile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3- Davalıların olaya karışan araçları ticari araç olup, TTK.nun 3. maddesine göre bir tacirin ticari işletmesini ilgilendiren bütün muamele fiil ve işleri ticari iş niteliğinde olduğundan, davacının talebi gibi ve 3095 sayılı Kanunun faize hak kazanıldığı tarihte yürürlükte olan 2/f.3 maddesi hükmüne göre reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar F. Dursun Efendioğlu ile Talat Efendioğlu vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili geldiğinden davacı yararına taktiren 100.000.000 lira duruşma vekillik ücreti tayinine davalılardan alınıp, davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 189.973.640 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy