(1163 S. K. m. 16, 28)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 28.12.1999 tarih ve 1998/275-1999/588 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken 9.1.1998 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, ihraç kararının yasal dayanağı bulunmadığını, zira, ek ödeme yükümlülüğüne ilişkin 10.8.1997 tarihli genel kurul kararının iptali için dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasından sonra 30 günlük süre dolmadan ihtarname keşide edildiğini, ek ödemeler için gecikme zammı uygulanacağına ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı ileri sürerek 9.1.1998 tarihli ihraç kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya gönderilen ihtarlara rağmen parasal yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıya gönderilen ilk ihtarda 13.10.1990 tarihi itibarıyla 30 milyon lira aidat ve 4.200.000 lira gecikme cezası borcunu ödemesi için 30 gün süre verildiği, verilen sürede ödeme yapılmadığı, bilahare 25.11.1997 tarihli ikinci ihtar ile de ekim ayı aidatı 45 milyon lira gecikme faizi 3.749.999 liranın istendiği verilen 30 gün süre içinde sadece 30 milyon lira ödeme yapıldığı, ihraç kararının verildiği 9.1.1998 tarihinde 45 milyon lira aidat ve 28.499.989 lira gecikme faizi borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı bulunduğu davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle alınan ihraç kararının, iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif tarafından, davacıya gönderilen 13.10.1997 tarihli ilk ihtarnamede, davacıdan, 1997 Ağustos ayına ilişkin 30 milyon TL. ek aidatın gecikme faiziyle birlikte toplam 37.900.000.- lira olarak ödenmesi istenilmiş, 25.11.1999 tarihli ikinci ihtarnamede ise, ilk ihtarnamedeki 37.900.000.- lira'nın yanında 1997 yılı ekim ayına ilişkin 25 milyon TL. asıl aidat ve 20 milyon TL.'sı ek aidatın gecikme faiziyle birlikte olmak üzere toplam 92.630.000.- lirasının ödenmesi uyarısında bulunulmuştur.
Dairemizin kökleşen uygulamasına ve ortağın temerrüt içerisinde olduğunun kabulü için ihtarnamelerdeki borç miktarının aynı olması gerekir. Ayrıca davacıya gönderilen ikinci ihtarda eski borca ilaveten 1997 Ekim ayına ilişkin asıl alacak ve ek aidat isteği yeni bir alacak oluşturduğundan artık 2 nci ihtardan değil tek ihtardan söz edilmek gerekir. Davacıya yapılan ihtarlar Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 28 nci maddesine uygun bulunmadığından davacının usulüne uygun temerrüdünden söz edilemez.
Bu durumda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy