(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 18.03.1999 tarih ve 1997/16 - 1999/150 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 26.05.1995 tarihinde davalı kooperatif üyeliğini Kamil Özdemir'den devraldığını ve 01.06.1995 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatifin 474 numaralı üyesi olduğunu, aidat ödemelerinin kooperatif tarafından kabul edildiğini, ancak kooperatif yönetim kurulunun 1996/274 sayılı yazısı ile kooperatif ortağını devir aldığı kişinin kooperatifte ortak olmaması nedeniyle davacının da ortak olmadığının bildirildiğini ileri sürerek, muarazanın men'i ile müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyeliği devraldığını iddia ettiği Kamil Özdemir'in kooperatif ortağı olmadığını, müvekkili kooperatifin iradesi dışında davacının genel kurula çağrılması ya da ödemelerde bulunmasının, halen ceza yargılaması devam eden eski yöneticilerin usulsüz işlemleri olup, davacıya ortak saymak için yeterli olmayacağını davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Kamil Özdemir adlı kişiden kooperatif üyeliğini devraldığı, Kamil Özdemir'in kooperatif üyesi olduğunun ve üyeliğini davacıya devrine ilişkin yönetim kurulu kararının tespit edilemediği, ancak kooperatif yönetim kurulu üyelerinin davacıya ortaklık cüzdanı verdiği, davacının da diğer ortaklar gibi senelerce üyelik vecibelerini yerine getirdiği, davacının zımnen kooperatif üyeliğine kabul edilmiş olduğu gerekçesiyle, davacının davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitine, davalının yarattığı muarazanın men'ine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 710.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy