(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 02.11.1999 tarih ve 1995/301 - 1999/282 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatif birliğinin ortağı olan davalı kooperatifin genel kurullarda belirlenen aidatları ödemediğini söz konusu aidat borcunun 1.025.538.000. lira olup, tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız itirazda bulunması ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile, icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 12.10.1992'de davacı birliğe giriş yaptığını, belirlenen aidatların fazla bulunup müvekkilinin yükümlülüğünü artırması nedeniyle müvekkilinin birlik ortaklığından ayrıldığını, ortak olduğu döneme ilişkin aidatı ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemelerinde, davalı kooperatifin, davacı kooperatif birliğinin ortağı iken ortaklıktan çıkma iradesini Noter aracılığı ile davacı birliğe bildirdiği ve bu durumda davalının 31.12.1993 tarihi itibariyle ortaklığının sona erdiğinin kabulü gerektiği, davalının tekrar ortak olabilmesi için yeniden ortaklık başvurusunda bulunması ve usulüne uygun bir kabul olmadan ortaklığının söz konusu olamayacağı, davalının ortaklıktan ayrıldıktan sonraki genel kurula katılmasının ve alınan kararlar için dava açmasının yeniden ortaklık hakkı vermeyeceği, davalının ortak olduğu 12.10.1992 tarihinden ayrıldığı 31.12.1993 tarihine kadar oluşan aidat borcunun 104.163.000. lira olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 104.163.000. lira için itirazın iptaline, kabul edilen kısım üzerinden davacı yararına % 40 icra-inkar tazminatı tahsiline, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davacı kooperatif birliğinin genel kurulları uyarınca belirlenen aidatların tahsili istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif vekili, müvekkilinin birlik ortaklığından ayrıldığını bu nedenle istenen aidatlarından sorumlu olmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlık, davalı kooperatifin davacı kooperatif birliğinden çıkıp çıkmadığı noktasında toplanmıştır. Davacı Kooperatif Birliği'nin Anasözleşmesi'nin 16 ncı maddesinde çıkma koşulları düzenlenmiş olup, davalı buna göre, 06.12.1993 tarihinde çıkma iradesini davacı kooperatife tebliğ etmiştir. Ancak davacı kooperatif birliği yönetim kurulunca davalının ortaklıktan ayrılmasına dair bir karar alınmadığı dosya içeriği sabit olduğu gibi, esasen bu konuda taraflar arasında da, bir uyuşmazlık da yoktur.
Bunun yanında, davalının da, katıldığı davacı birliğin 31.07.1994 tarihli genel kurulunda davalı kooperatifin birlikten çıkma istemi görüşülüp reddedildiği, davalı bu kararın iptali için Karşıyaka Ticaret Mahkemesi'nin 1994/319 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı ve davanın aktif husumetten değil, muhalefet şerhi olmadığından reddedildiği, Yargıtay'dan geçerek kesinleştiğine göre, artık davalının ortaklığının devam etmediği konusunda tartışma yapılamaz.
Öte yandan, davacı birliğin Anasözleşmesi'nin 16 ncı maddesinde 12.05.1993'te değişiklik yapıldığı ve getirilen ek hükümle davacı birlikle yap-işlet-devret sözleşmesi yapan kooperatiflerin çıkmasının belirli bir süre ile sınırlandırıldığı, davalının davacı ile bu tür bir sözleşme imzaladığı ve bu hükümlerin iptali için dava açmadığı da, belirlendiğine göre, bu hükümlerin davalı ortağı bağlayacağı kabul edilmelidir.
Bu halde mahkemece, davalının ortaklık sıfatının kabulü ile, davalının sorumlu olacağı borç miktarının tesbiti ile sonucuna göre bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı gerekçe ile, davalının 31.12.1993 tarihi itibariyle ortak olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava konusu alacak genel kurullarca belirlenmiş olup, likit nitelikte olup, davalı borçlu itirazında haksız çıktığına göre, İİK. nun 67/2.maddesi uyarınca, davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 2.080.000. lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy