(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 110)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 17.11.1999 tarih ve 1997/1111 - 1999/1040 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü bulundukları aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde ölen Ramazan Doğan mirasçılarına müvekkilince (400.000.000.-) lira ödendiğini, poliçe genel şartlarının 4/D maddesi gereğince sigorta tazminatını ödeyen müvekkilinin alkollü araç kullanımı nedeniyle davalılara rücu hakkı olduğunu ileri sürerek (400.000.000.-) lira tazminatın 3.şahsa ödenme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mehmet Ali Kopuz vekili, yetki itirazında bulunarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Özenler Gıda San. ve Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve yönetmelikte belirtilen miktarın üzerinde alkollü araç kullandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, (400.000.000.-) lira tazminatın 3. şahsa ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı M. Ali Kopuz vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zarar görene karşı ödemede bulunan ZMSS.nı yapan sigortacının kendi akidi olan sigorta ettirene veyahut da halefiyet ilkesine göre, üçüncü kişilere açacakları rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı KTK.nun 110. maddesinde düzenlenmemiş ve bu tür davalarda yetkili mahkemenin tespitinin HUMK.nun genel yetki kuralları çerçevesinde yapılmasının gerekmesine rağmen, davalı vekilince yetki ilk itirazının süresinde yapılmadığı anlaşılmakla, yetki itirazının reddine karar verilmiş olması sonucu itibarıyla doğru görüldüğünden bozma nedeni sayılmamıştır.
2- Poliçe genel şartlarının zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı başlıklı 4/d maddesinde tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olayı yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa işletene rücu edilebileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve bir trafik uzmanı bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak bu kaza ve hasarın münhasıran sürücünün almış olduğu alkolün tesiri altında ileri gelip, gelmediğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy