(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kaş Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 13.10.1999 tarih ve 1999/136 - 1999/236 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların yaptığı kazı çalışması sırasında müvekkiline ait telefon şebekesinin hasara uğratıldığını ileri sürerek, 826.429.305.- lira'nın olay tarihinden itibaren işleyen reeskont oranında faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalıların meydana getirdiği hasarın 826.429.305. lira olarak belirlendiği, davanın haksız fiilden kaynaklanıp, ticari bir ilişki bulunmadığından reeskont oranında faiz isteminin reddedildiği gerekçesiyle, 826.429.305. lira'nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar tacir olup, TTK.nun 3 ncü maddesi uyarınca, ticari müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2/3. maddesinde orada sözleşme olmazsa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont oranına göre faiz istenebileceğinin belirtilmiş olmasına göre, istem gibi ve T.C. Merkez Bankası'ndan reeskont faiz oranları saptandıktan sonra reeskont oranında faize hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasındaki yasal faizi ibaresinin çıkartılarak yerine % 80 ve değişen reeskont oranlarda faizi ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy