(6762 S. K. m. 160)
Dava: Taraflar arasındaki davanın T. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 21.10.1999 tarih ve 1999/287-1999/475 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 07.03.2000 günde davacı avukatı S. Demirkaya ile davalı avukatı M. Yardımcı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çizmeci tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar avukatı, müvekkilleri ve davalının ortak olduğu kolektif şirketin ana sözleşmesine göre şirketi idare ve temsilde üç ortağın da yetkili olduklarını, ancak davalının, davacıları yönetimden dışlayarak şirketi tek başına idare ve temsil etmeye başladığını, müvekkillerine bilgi vermediğini, şirketin parası ile satın alınan bir taşınmazı kendi adına ve bir aracı da, ortak olduğu limitet şirket adına kayıt ve tescil ettirdiğini, tahsil ettiği paraları şirketin hesabına geçirmediğini ileri sürerek TTK. nun 160 ve devamı maddeleri gereğince davalının şirketi idare ve temsil görevinden azline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin 14.10.1998 tarihinden sonra şirketin tüm işlerini takip etmek zorunda kaldığını, davacı Yakup'un daha önce şirketi kötü yönettiğini ve borçlandırdığını, müvekkilinin bu borçları ödemeye çalıştığını, ana sözleşme uyarınca ortakların şirketin faaliyet alanına giren işlerde ayrı olarak faaliyette bulunabileceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, kolektif şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olan davalı ortağın şirketin yönetiminde gereken sadakat ve özeni göstermeyerek şirket adına tahsil ettiği paraları şirketin hesabına geçirmediği, şirketin parası ile satın alınan arsa ve otomobili ortak olduğu limitet şirket adına kayıt ve tescil ettirdiğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 710.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 65.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 09.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy