(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 14.12.1999 tarih ve 1998/494 - 1999/1317 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı karşı davacı İ. AŞ. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 20.06.2000 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö.Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile yapılan sözleşme uyarınca Polonya'dan İstanbul'a müvekkilince gerçekleştirilen taşımadan dolayı müvekkilinin sürastarya alacağı doğduğunu, davalı aleyhine girişilen icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı ve karşı davacı vekili, taşıma sözleşmesi uyarınca donatanın yük üzerinde rehin hakkını kullanıp, alacağı tahsil edemediği takdirde kiracıların sürastarya alacağından sorumlu olabileceğini, idarenin tatil ilan ettiği günlerin sürastarya süresine sayılamayacağını savunarak davanın reddine, müvekkilinin karşı davalıdan komisyon alacağı bulunduğunu ileri sürerek alacağının karşı davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının hem taşıtan hem gönderilen konumunda bulunduğundan öncelikle taşıyanın yük üzerinde rehin hakkı kullanmasına gerek olmadığı, idari tatil ilan edilen günlerde sürastarya süresinin işleyeceği, karşı davacının komisyon alacağı bulunduğu ancak bu alacağa reeskont faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı (karşı davacı) vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu sürastarya alacağı taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenmiş bulunmakla davalı vekilinin inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 281.267.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy