(818 S. K. m. 100)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Silivri Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 15.12.1999 tarih ve 1997/55 - 1999/654 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 20.06.2000 günde davalı avukatı Mihriban Aydınlı gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Seyfi Çizmeci tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki mevduat hesabında bulunan 5000 Doların sahte vekaletname ibraz eden Mehmet Kurt isimli bir kişiye ödendiğini, bu olayda bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek 5000 USD'nin olay tarihinden itibaren yıllık %10 faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin paranın çekilmesinde gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, sahte nüfus cüzdanı ile noterlikçe düzenlenen vekaletname ile ödenen paradan bankanın sorumlu tutulamayacağını, vekaletnameyi düzenleyen noterin kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının mevduat hesabından vekaletname ibraz edilerek para çekilmesi olayında davalı bankanın kusurlu davrandığı, zira vekaletnamedeki nüfus cüzdanı bilgileri ile davacının hesap açılırken ibraz ettiği nüfus cüzdanı bilgileri karşılaştırılmış olsaydı nüfus cüzdanının tanzim tarihi ve seri numaralarının farlı olduğunun anlaşılabileceği, oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 5.400.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy