(551 S. K. m. 9) (556 S. KHK. m. 47, 53, 71, Geç m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 16.9.1999 tarih ve 1998/651-1999/424 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Enstitüye yaptığı marka müracaatının kabul edilerek 159862 sayı ile tescil edildiğini, markanın 4 yıldan bu yana müvekkilce kullanılan bu markanın iptal olunduğunu, iptal keyfiyetinin Danıştay 12.Dairesi'nin kararına dayandırıldığını, yapılan işlemin marka mevzuatına aykırı olduğu gibi, kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde de olduğunu, Yemden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nun tescil edilen markayı iptal yetkisinin bulunmadığını, ayrıca tescil edilen marka ve amblemin Fenerbahçe Spor Kulübü amblemi ile tefrik edilemeyecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek, davalının yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 3.4.1993 tarihli kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan marka tescil işleminin hatalı olduğunu, FB. Spor kulübünün itirazı üzerine Danıştay 12. Dairesi'nin içtihatlarından yararlanarak hatalı tescil işleminin iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacıya ait marka tescil edilmiş ise de, başvuru zamanında geçerli olan 551 sayılı Markalar Kanunun 9. Maddesine göre tescil edilmemesi gerektiğini, Fenerbahçe Spor Kulübünün itirazı üzerine markanın iptal edildiği, 551 sayılı Kanun yürürlükten kalkmış ise de, 556 sayılı KHK. nin geçici 1.maddesi hükmüne dayanarak bu kanun zamanında yapılmış başvuruların bu kanuna göre değerlendirileceği, iptal kararlarının belirli bir süre ile sınırlandırılmadığı, davalının hatalı tescili anladığında veya ilgilinin başvurusu üzerine her zaman iptal hakkına haiz olduğu, markanın ilk bakışta Fenerbahçe Spor Kulübü'ne ait olduğu izlenimini yarattığı, 1907'nin FB. Spor Kulübünün kuruluş tarihi olduğunun herkesçe bilindiği bu nedenle Enstitü'nün kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava konusu ve davacıya ait 159682 numaralı markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK. nin yürürlüğe girmesinden önce 22.11.1994 tarihinde tescil edilmiş olduğu ve davanın konusunu teşkil eden Türk Patent Enstitüsü'nün Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 17.2.1998 gün ve m-91sayılı kararının, anılan KHK. çerçevesinde alınmış olduğu hususları çekişmesizdir.
Türk Patent Enstitüsü'nün (TPE) Kuruluş ve Görevleri Hakkında KHK. nin 1.maddesinde bu kuruluşun amaçları açıklandıktan sonra, aksi kararnamede öngörülmedikçe, TPE. nın özel hukuk hükümlerine tabi özel bütçeli bir kuruluş olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemenin 10/3'ncü maddesi, hükmünde ise, TPE. nin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararlarının nihai olduğu belirlendikten sonra bu kararlara karşı ilgili mahkemede dava açılabileceği de hükme bağlanmış bulunmaktadır. Davaya konu uyuşmazlığın düzenlenmesinin yasal dayanağını teşkil eden 556 sayılı KHK. nin 71 nci maddesinde ise bu Kanun Hükmünde kararnamede öngörülen bütün davalarda görevli mahkemenin Adli Yargı yerindeki ihtisas mahkemeleri olacağı kesin bir şekilde açıklanmıştır.
Bunun yanında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK. deki düzenleme tarzına göre, bir markanın tescil edilebilmesi ile ilgili düzenlemede tescil konusu markaya ilişkin ret sebeplerinin TPE. ce marka başvuru prosedürü aşamasında kullanılacağı ve istem hakkında ret kararı verilmesi hallerinde istemi reddolunan kişinin dava yoluna gidebileceği anılan KHK. nin 47. ve 53. maddelerinde düzenlenmiştir.
Dava konusu olayda ise, TPE. ce resen iptal edilen davacıya ait ve 22.11.1994 tarihinde tescil edilmiş olan 159882 sayılı markanın tescil edilerek kesinleştiği çekişmesizdir. Davalı TPE. Savunmasında dava dışı Fenerbahçe spor Kulübünün itirazı üzerine markayı iptal ettiğini bildirmiş ise de, anılan kuruluşun 4.3.1995 tarihinde ibraz ettiği, dava konusu markanın ise 17.2.1998 tarihinde, diğer bir anlatımla itiraz olmaksızın resen iptal edildiği saptanmıştır. Bu şekilde kesinleşmiş ve tescili yapılmış bir markanın her ne sebeple olursa olsun mevcut yasal düzenlemeye göre, tescili yapan kuruluşlarca resen iptali ve terkini mümkün olamaz. Bu nedenle davalı TPE. nin davaya konu teşkil eden 17.2.1998 gün ve m-91 sayılı kararı dayanaktan yoksun olup, hükümsüzdür. Dava konusu markanın 551 sayılı yasa döneminde tescil edilmiş olması davalı Enstitünün almış olduğu karar tarihi itibariyle sonuca etkili değildir. Nitekim doktrinde de, bu görüş benimsenmiş bulunmaktadır. (Bkz. Dr: Sabih Arkan, Marka Hukuku, C. II, Ankara, 1998, Eh. 166 vcl.)
Davalı TPE. nin, kendi kuruluşundan önceki idari düzenleme tarzına istinaden Danıştay'ın resen terkine imkan tanıyan İdari Yargı çerçevesinde geçerli olabilecek olan ve o dahi idari iptal davası açma sureti ile sınırlı olarak idareye kendiliğinden işlem iptali yetkisi tanıyan Danıştay 12. Dairesi Başkanlığı'nın 1971/2335 esas ve 1973/446 sayılı kararına dayanarak bu kararı vermiş olması Enstitünün bu işlemine geçerlilik tanıması sonucunu doğurmaz.
O halde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,0l.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy