(1086 S. K. m. 437)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.12.1999 tarih ve 1997/18 - 1999/458 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarıldığını, oysa uyarılardaki miktarların yasaya uygun olmayan şekilde hesaplanarak fazla parasal yükümlülük altına sokulduğunu, kooperatife borcu bulunmadığını ileri sürerek, 06.12.1996 gün ve 79 sayılı çıkarma kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çıkarma kararının usulüne uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalıya usulüne uygun iki ihtar çıkarılmasına karşın, ihtarlarda belirtilen aidat borcunu ödemediğinden ortaklıktan çıkarıldığı, davacının ihtarlarda belirtilen tutarda borcu bulunmadığına dair açtığı davanın redle sonuçlandığı ve ayrıca borca dayanak genel kurul kararının iptaline dair açtığı davanın redle sonuçlandığı, çıkarma kararının Yasa'ya, Anasözleşmeye ve Genel Kurul Kararları'na uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davanın başından beri müvekkilinin davalı kooperatife borcu bulunmadığını iddia etmiştir. Bu istek menfi tesbit isteğini içerir. Mahkemece, davacının kooperatife karşı istirdat davasının redle sonuçlandığı belirtilmiş ise de, işbu davaya konu ihraç kararına esas alınan borcun var olup olmadığı konusunda bir inceleme yapılmamıştır.
O halde mahkemece, davacının iddiaları doğrultusunda, davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının gerçekten borcu bulunup bulunmadığının tesbiti ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy