(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Gebze Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 03.12.1998 tarih ve 1997/719 1998/1122 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait damperli kamyonun müvekkile ait havai kabloyu koparttığını ileri sürerek, hasar bedeli olan 31.963.302.- liranın olay tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, hasar bedelinin 23.303.000. TL. olarak belirlendiği ve davacı temsilcisinin bilirkişi raporunu kabul ettiğini bildirdiği, ancak taraflar arasında ticari bir ilişki olmaması nedeni ile reeskont oranında faiz istenemeyeceği gerekçesi ile, 23.303.000.- liranın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı temsilcisinin son oturumda bilirkişi raporundaki miktara göre hüküm kurulmasını istemiş olmasına göre, aşağıdaki bent dışında kalan davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar tacir olup, TTK.nun 3 ncü maddesi uyarınca, ticari müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlemin ticari iş sayılmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasanın 2/3 ncü maddesinde, arada sözleşme olmazsa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin ... kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont oranına göre istenebileceğinin belirtilmiş olmasına göre, istem gibi ve ...ından reeskont oranları saptandıktan sonra, bu oranlar üzerinden temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy