(6762 S. K. m. 56) (818 S. K. m. 42, 43)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 8.10.1999 tarih ve 1997-1527 - 1999/885 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işyerinde abonelik sözleşmesi olmadan elde edilen bir decoder ile şifreli yayını izlettirdiğinin tespit edildiğini, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek fiilin gerçekleştiği tarihten geçerli olan işyeri abonelik miktarı olan 186.250.000,- lira maddi tazminatın 22.1.1996 tespit tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, aynı olay nedeniyle açılan ceza davasından beraat ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davacının tutanağın öncesinde ve sonrasında davalının Cine 5 yayınlarını izlettirdiğini ispat edemediği gibi decoderin hangi aboneye ait olduğunu da ispat edemediğini zira, bunu ispat etmiş olsa idi abonelik tarihinden tespit tarihine kadar ki ücrete, aksi ispat edilmedikçe hükmedilebileceği gerekçesiyle bir günlük tazminat miktarı olan 510.273,- liranın tespit tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı Cine 5 Filmcilik ve Yayıncılık A.Ş. kendisine ait şifre çözücü decoderler vasıtasıyla abonelerince izlenen yayınlarını, davalının işyeri sözleşmesi yapmadan işyerinde bulunan müşterilerine seyrettirdiğini ileri sürmüş ve buna ilişkin noter tespit tutanağını ibraz etmiştir.
Davacı tarafından yapılan yayın, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanuna dayanılarak, Radyo Televizyon üst kurulunca yürürlüğe konulan, Radyo Televizyon üst kurulu kablolu Yayın Lisans ve izin Yönetmeliğinin 10/7 maddeleri uyarınca yapılmakta olup, değinilen yasa ve yönetmeliklerle hukuken koruma altına alınmış bulunmaktadır.
Davacı tarafından yapılmakt olan yayınlar, sadece abonelik sözleşmesi ve aboneliği tesis edilen ve kendilerine yayınların izlenmesini sağlayan şifre çözücü decoderler verilmiş kişiler tarafından sözleşmede belirtilen yerde izlenebilir. Ancak, davalının böyle bir sözleşme yapmamış olduğu anlaşılmasına göre davacının büyük giderler yaparak kurduğu şifreli yayınlardan, davalının hiçbir harcama yapmadan yararlanması, haksız rekabetin bir türü olan parazit (tüfeyli) rekabeti oluşturduğunun kabulü gerekir.
Davalının çalıştırdığı işyerinde, noter aracılığıyla yapılan tespitte futbol karşılaşmasının müşterilerine seyrettirdiği belirlenmiştir.
Davalının bu eylemi dışında, başka günler de haksız rekabeti devam ettirdiği konusunda başka bir delil bulunmamaktadır. Öte yandan davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığından, davalı hakkında abonelik sözleşmesinin hukuki sorumluluk hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Mahkemece, davacıya davalının haksız rekabeti gerçekleştirdiği yerin niteliği gözönünde bulundurulmak TTK.nun 56. ve devamı maddeleri değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve zararın tam olarak ispatının mümkün olmaması halinde de, BK.nun 42,43 maddeleri uyarınca makul bir tazminata hükmedilmek gerekirken, bir yıllık abonman bedelinden bir güne isabet eden bedelin tazminat olarak hükmedilmesi yerinde görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), 8.5.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy