(6762 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Adana Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 10.11.1999 tarih ve 1999/27 - 1999/1174 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın Adana/Hal Şubesindeki müvekkile ait hesaptan herhangi bir talimatı ve virman talebi olmaksızın 2.349.612.000.- lira'nın çekildiğini ileri sürerek, bu miktarın işlemiş 887.360.000.- lira repo faizi ile birlikte dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın Adana/Hal Şubesi 2.Müdürü Mustafa Ünsal'ın müşteri talimatı olmaksızın hesaplardan virman yapmak suretiyle aralarında davacının da bulunduğu birden fazla kişiyi zararlandırdığı, davacının hesabındaki 2.349.612.000.- lira'nın da şekilde hesaptan çekildiği, paranın hesaba yatırıldığı 28.07.1998 tarihinden itibaren dava tarihine kadar istemiş faizinin 871.967.200.- lira olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.221.579.416.- lira'nın asıl alacak olan 2.349.612.216.- lira'ya dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının bankadaki hesabı vadeli hesap niteliğinde olmasa bile, banka tarafından bu para bir başkasına ödenmiş olmakla davacının o para üzerindeki tasarruf hakkı kaldırılmış olmasına ve bu işlemin davalı banka bakımından ticari iş niteliğinde bulunması karşısında davacının ana alacağına reeskont oranında temerrüt faizi yürütülmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 21.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy