(5846 S. K. m. 68, 70/2) (818 S. K. m. 60)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 11.11.1999 tarih ve 1997/744 - 1999/481 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş dava konusu meblağ 200.000.000 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü;
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait T. ve şiir sıcağı adlı şiirlerin davalılardan H. tarafından izinsiz olarak diğer yapımcı davalı limitet şirket tarafından hazırlanan ve çoğaltılan kasetlere okunduğunu, eserin değiştirilip tahrif edilmiş şekli ile yayınlandığını ileri sürerek 100 milyon TL. manevi şimdilik 10 milyon TL mali haklara ilişkin tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini, yayının durdurulmasını, kasetlerin toplatılmasını kararın gazete ve TV den ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1994/304 esas sayılı dosyasına açtığı ve açılmamış sayılma kararı ile sonuçlanan davanın dilekçesinden ve eklerinden haksız fiili 1993 yılında öğrendiği anlaşıldığından 1 yıllık, hukuk bandrol alma tarihi olan 1990 yılı itibariyle de 5 yıllık ceza zamanaşımı sürelerinin doğduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının iki adet şiirinin izinsiz olarak davalılarca okunup, piyasaya sürüldüğü, FSEK'nın 68. maddesi gözetilerek davacının her bir şiiri için ayrı ayrı telif sözleşmesi yapsa idi şiir başına 20 milyon TL. alabileceği 70/1 maddesi gözetilerek de 50 milyon TL manevi tazminat takdir edildiği, bilirkişilerin takdir ettikleri 150 milyon manevi tazminat miktarına itibar edilmediği, haksız fiil tarihi kesin olarak saptanamadığından ve davalı şirket davacının ihtarına 03.01.1994 tarihinde yanıt verdiğinden bu tarihin haksız eylem tarihi olarak kabulünün gerektiği, davacının davalı H. hakkındaki davayı atiye terk ettiği gerekçeleriyle bu davalı yönüyle karar vermeye yer olmadığına, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak ve fazlaya ait hakları saklı tutularak 10 milyon TL maddi 50 milyon TL manevi olmak üzere toplam 60 milyon TL tazminatın 03.01.1994 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, kasetlerin toplatılmasına, kararın gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı eser sahibinin 5846 sayılı FSEK'nın 68 ve maddelerine göre mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla açtığı tazminat davasıdır.
FSEK'nın 70/2 maddesinin haksız eylemlere yaptığı atıf nedeniyle mali haklara tecavüz nedeniyle açılacak tazminat davasında Borçlar Kanunu'nun haksız eylemlere ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle, BK'nın 60. maddesinde yazılı hukuk ve ceza zamanaşımı süreleri bu tür davalarda uygulama yeri bulacaktır.
Davalılardan limitet şirket vekili, süresi içerisinde verdiği yanıt dilekçesinde, davacı tarafın 1 yıllık hukuk ve 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Bu nedenle öncelikle bu savunma üzerinde durulmak gerekmektedir.
O halde mahkemece, davalı şirket vekilinin zamanaşımı savunması üzerinde durularak bu konuda olumsuz bir karar verilmek, zamanaşımının dolmadığının kabul edilmesi halinde işin esasına girilmek gerekirken, herhangi bir tartışma ve gerekçe ortaya konmadan, bu savunma göz ardı edilerek doğrudan işin esasına girilerek yargılamanın sonuçlandırılması bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda gösterilen bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin esasa ilişkin olan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı limitet şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu şirket yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine 15.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy