(2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 22.09.1999 tarih ve 1998/422 - 1999/709 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İhlas Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirkete kasko sigortalı araca, davalıların sahip, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarparak hasarlandırdığını ileri sürerek, sigortalıya ödenen 567.741.125.- lira'nın 15.03.1990 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İhlas Sigorta AŞ. vekili, müvekkil şirketin sorumluluğunu gerektirir poliçenin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 405.529.375.- lira'nın 15.03.1997'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı İhlas Sigorta AŞ. poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İhlas Sigorta AŞ. vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı sigorta şirketi, davaya verdiği yanıttan, kendilerinin sorumluluklarını gerektiren trafik sigorta poliçesinin kayıtlarında bulunmadığını savunmuş, ancak mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulmadan ve poliçenin varlığı saptanmadan davalı sigorta şirketi, hükmedilen tazminat miktarından poliçe limiti ile sorumlu tutulmuştur. Mahkemece, yapılacak iş, davalının kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, kaza tarihinde 33 .. 134 plakalı aracın davalı şirketçe trafik sigorta poliçesinin düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, kabul şekli itibarıyla da davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüde düşürüldüğü hususu da araştırılmaksızın ödeme tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir. Mahkemece, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1. maddelerine göre davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre faiz başlangıç tarihi belirlenmesi gerektiği halde, yazılı şekilde bu hususta da yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı İhlas Sigorta AŞ. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy