(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 28.2.2000 tarih ve 1999/426-2000/130 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın park halindeyken bir başka aracın çarpması ile hasarlanmasına rağmen (1.500.000.000) lira sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın %80 reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, söz konusu hasarın iddia edildiği yer ve şekilde meydana gelmesinin mümkün olmadığını, davacının, müvekkilinin rücu hakkını engellediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, rizikonun teminat dahilinde olduğu, aksinin davalı tarafından kanıtlanamadığı zarardan davalının sorumlu olduğu, ancak, haksız fiil olması nedeniyle reeskont oranında faiz istenemeyeceği gerekçesi ile, (1.500.000.000) liranın 1.5.1998 tarihinden yürütülecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı tacir olup, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen sigorta sözleşmesi de ticari iş niteliğindedir. Ticari işlerde temerrüt faizi, 3095 sayılı Yasanın 2/3 maddesine göre, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faizi olduğundan, mahkemece, talep gibi, T.C. Merkez Bankası veya şubelerinden temerrüt tarihindeki reeskont faiz oranları araştırılarak, davacı yararına reeskont oranında temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 65.420.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy