(3226 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki davanın ( Ankara Asliye Yedinci Ticaret Mahkemesi )nce görülerek verilen 15.7.1999 tarih ve 1995/372-1999/324 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine aykırı şekilde borç taksitlerinin ödenmemesi ve kiralanan geminin zilyedliğinin 3. kişiye devredilmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, geminin teslim edilmediğini ileri sürerek, geminin aynen iadesini veya bedelinin sözleşme faizi ile birlikte tahsilini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını dava etmiştir.
Davalılar süresinde yanıt vermemiş, davalı şirket temsilcisi yargılama sırasında davacı ile sulh olmak istediklerini, ödemelerin gemi bedelinden düşülmesi gerektiğini, zilyedliğin devredilmediğini, ödemelerdeki aksamanın geminin Nijerya'da alıkonulmasından kaynaklanıp, davacının gerekli girişimleri yapmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının finansal kiralamadan doğan borç taksitlerini süresinde ödemeyerek temerrüde düştüğü gibi, geminin zilyedliğini üçüncü kişiye devrettiği, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davacının geminin iadesini isteyebileceği gerekçesiyle, geminin satış bedelinin mahsubu ile bakiye 5.300.000 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 20.50 faiziyle ödeme tarihindeki Merkez Bankası'nın döviz satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalılardan tahsiline fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2.ve 4., davacı vekilinin ( 3 ) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde, davalının temerrüdü nedeniyle kiralananın iadesinin ne şekilde iade edileceği 30. maddesinde düzenlenip, aynı maddenin 3. fıkrasına göre, ""kiralanan, üzerinde takılı veya ilave edilmiş tüm ekler, parçalar, aksesuarlar ile birlikte, normal aşınma toleransı dahilinde iyi ve çalışır durumda ve sağlam olarak iade edileceği"" öngörülmüştür. Ne var ki geminin üçüncü kişiye satılması nedeniyle aynen iade olanağı kalmamıştır. Buna göre davacı ancak gemi bedelini talep edebilir. Ne var ki, davacıya ödenmesi gereken bedelin, geminin fatura tarihindeki değeri değil, iade yükümlülüğü tarihindeki ve sözleşmenin 30. maddesinin 3. fıkrasına göre belirlenecek olan değerdir. Mahkemece, bilirkişilerden ek rapor veya yeni bilirkişi raporu alınmak suretiyle, dava konusu geminin iade yükümlülüğünün doğduğu tarihteki değeri saptanmalı, satış bedeli bu miktardan düşülmeli ve davacı talebi de gözetilmek suretiyle fatura bedeli aşılmamak üzere hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, fatura bedelinin aynen tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
3- Öte yandan temerrüt faizinin, davalıya fesih ihbarının yapıldığı tarihten itibaren 5 işgünü sonrasına tekabül eden tarihten başlatılması gerekirken, faizin dava tarihinden yürütülmesi de doğru görülmemiştir.
4- Kabul şekline göre de, kiralananın aynen iade edilmemesi halinde, bedel iadesine yürütülecek faiz oranı yönünden taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmadığından reeskont faizi yerine akdi faizin esas alınması doğru değilse de, davalı taraf savunma ve temyiz dilekçesinde faizin % 10.125 oranında olmasını kabul etmiş bulunması nedeniyle, hükmolunan alacağı davalının kabul ettiği oran aşılmamak suretiyle temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de isabetli olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalılar, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, 21.9.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy