(6762 S. K. m. 1393)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.12.1999 tarih ve 1997/4-1999/569 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 19.9.2000 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya taşıma sigortalarına karşı sigortalı bulunan müvekkiline ait emtiayı taşıyan geminin yangın tehlikesi atlatması nedeniyle hasarlandığını ve taşınan tarafından müşterek avarya ilan edildiğini, hasarı, malzeme bedelinin tazmin edilmesi yolundaki başvurusunun davalı şirketçe ambalaj ve üretim hatası gerekçe gösterilerek reddedildiğini ileri sürerek, şimdilik (250.000) DM.nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı gönderilenin malzemeleri Haydarpaşa Gümrük sahasında boşaltıldıktan aylar sonra çektiğini, malların özensiz ambalajlama ve uzun süre açıkta bekletilmeden dolayı hasarlandığını ve rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığını, ayrıca, yükleme limanı La Spezia'daki yangın nedeniyle gemi ve yük hakkında müştereken avarya ilan edilerek hakem-dispeçci atandığını ve davacının zararını bu prosedüre göre müşterek avarya masasından isteyebileceğini, poliçe TL üzerinden düzenlenmekle yabancı para istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, hakem-dispeçci raporuna ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, sigortalı emtiada oluşan toplam (250.000) DM.lik hasarın yükleme limanında gemide oluşan yangını söndürme çalışmalarında kullanılan kimyasal madde ve tatlı su ile Haydarpaşa gümrüğünde aylarca elverişsiz ambalaj içinde bekletilmesinden kaynaklandığı, ancak bu etkenlerden hangisinin belirleyici olduğunun kesin olarak saptanamaması nedeniyle davalının hasar bedelinin yarısından sorumlu olduğu, poliçe TL. üzerinden düzenlenip primler de TL. olarak ödenmekle yabancı para istenemeyeceği gerekçesiyle anılan meblağın yarısının dava tarihindeki kur karşılığı (8.500.000.000) liranın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki sigorta poliçesinde TL. olarak belirlenmiş bulunmasına göre davacı vekilinin bu yöne ilişen ve davalı tarafların da diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 76.500.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy