(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 25.11.1999 tarih ve 1997/811-1999/660 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, ilaç üretimi, dağıtımı ve satışı yapan müvekkili şirketlerin, pratisyen Hekim Eğitim Kongresinin 24-25 Ekim 1997 tarihlerinde Antalya'da yapılacağını ilan edilerek, doktor ve eczacıların davet edildiğini, kongrenin hazırlanması ve gerçekleşmesi işi için davalı şirketin sözleşme ile taahhüt altına girdiğini, daha sonra 10.10.1997 tarihli yazı ile tek taraflı olarak sözleşmeyi iptal etmesi sonucu kongrenin yapılamadığını, bu şekilde müvekkili şirketlerin davet edilen doktor ve eczacıların nezdinde prestij kaybına uğradığını ileri sürerek şimdilik 5 milyar lira manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 5. maddesine göre davacıların gerekli bilgileri vermediğinden sözleşmenin ifasının olanaksız olduğunu, %43'lük bir indirimle bu işin yapılması imkansız olduğunda ortada gabin bulunduğunu, kongrenin yapılacağı yer ve zamanın yayınlanmaması nedeniyle prestij kaybından söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda taraflar tacir olduğundan gabin savunmasına itibar edilmediği, davalı şirketin 15 gün önce sözleşmeyi feshettiği, aradaki sürenin yeterli olduğu, sözleşmeye aykırı davranışın aynı zamanda kişilik haklarını zedelemesi gerektiği, oysa BK. nun 49 ve MK. nun 24. maddelerinin koşullarının somut olayda gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, davacıların düzenledikleri ve ilan ettikleri kongrenin hazırlama işini üzerine alan davalıların sözleşmeyi iptal etmeleri üzerine davacı şirketlerin manevi tazminata hak kazanıp kazanamayacakları üzerinde toplanmaktadır.
Davacı tanıkları, konuşmacı olarak kongreye davet edildiklerini, üniversitedeki programlarını ve randevularını iptal ederek kongre gününü beklediklerini, iptal haberi gelince zor durumda kaldıklarını, davacı şirketlerin kendileri nezdinde itibar kaybettiğini, hatta davacılar aleyhine dava açmayı bile düşündüklerini beyan etmişlerdir.
Kongrenin iptalinin davalılarca 15 gün önce bildirilmesi, konuşmacı ve dinleyici olarak davet edilenlerin program ve randevularını telafi etmeleri için yeterli bir süre olarak görülemez. İptal yazısında davalılar bazı nedenlerden dolayı tek taraflı olarak kongreyi iptal etmek zorunda kaldıklarını davacılara bildirmişler, haklı nedenlerle iptal ettiklerine ilişkin savunmaları da mahkemece karar yerinde tartışılıp red edilmiştir.
Bu durumda, somut olayda davacı şirketlerin itibar kaybettikleri muhakkak olup, mahkemece, makul bir miktar üzerinden manevi tazminat talebinin kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı şirketler yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy