(6762 S. K. m. 1304) (İnşaat Sigortaları Poliçeleri Genel Şartları m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 18.11.1999 tarih ve 1993/843-1999/621 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müteahhit olan müvekkilinin dava dışı Bakanlığa ait inşaatla ilgili olarak yapım ve onarım işini üstlendiğini ve davalıya inşaat sigortası yaptırdığını, poliçe ile yeni çatımı yapımı, kışla gazinosu kazan dairesi değişimi ve kışlanın ısı kanallarının onarımı esnasında vukua gelebilecek maddi ziya ve hasarlara ilişkin sigorta örtüsü verildiğini, ısı kanalların bir bölümündeki onarım sırasında çıkan yangın sonucu meydana gelen hasarlı müvekkilinin bedelsiz yenilediğini ileri sürerek tespit edilen 336.904.321 liranın 13.10.1991 olan yangın tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçedeki sigortalının Bakanlık Emlak Daire Başkanlığı olduğundan, sigorta ettiren davacının tek başına dava açamayacağını, talep miktarının bir bölümünün poliçede teminat dışı bırakılan tesislerin uğradığı zararlar ile ilgili olup, bunun 7.990.080 liranın sigorta kapsamındaki ısı kanallarının hasarına tekabül ettiğini, dolayısıyla bu miktardan sorumlu olabileceklerini, kaldı ki genel şartların 3/i maddesi uyarınca ağır kusurun varlığı halinde rizikonun teminat dışı kaldığını, sigortalı ve davacının %100 kusurlarının ağır kusur anlamına geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu benimsenen 3.7.1998 ve 20.7.1999 tarihli çoğunluk görüşünü yansıtan rapor doğrultusunda riziko gerçekleşince dava hakkının sigorta ettiren durumundaki davacıya geçtiği, kaldı ki sigortalı durumundaki dava dışı Bakanlığın, hasar bedelinin davacıya ödenmesinde sakınca olmadığını bildirdiği, davacı kastının varlığı iddia ve ispat edilmediği gibi, ağır kusurun da poliçe içeriğinde teminat dışı hallerden olduğuna yer verilmediği, poliçede hasarın yangının çıktığı ısı kanalları ile sınırlandırılmadığı, poliçede teminat dışı tutulan tesis zararlarının, yapılan işin değerinde azalmaya yol açmayan işin teslimine engel olmayan zararlar olduğu, aksi halde sigortanın konusunun kalkacağı, zararın 180.566.771 lira olduğu ve poliçede her halükarda 1 milyon lira tenzilat yapılması ön görüldüğü gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 179.560.771 liranın ihbar tarihi olan 27.1.1993 tarihinden itibaren değişen oranları itibariyle reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.616.099 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy