(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 23.12.1999 tarih ve 1998/189 - 1999/1383 sayılı kararınca incelenmesi davacı ve muk. davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 25.12.1993 tarihli menkul kıymet alım satım kredi sözleşmesi uyarınca davalıya yatırım hesabı açılıp, verilen sözlü talimatlar doğrultusunda, davalı nam ve hesabına menkul kıymet alım satımları yapıldığını, 18.02.1994 tarihi itibariyle yatırım hesabının (2.442.229.656.-) lira eksi bakiye verdiğini, gönderilen ihtara rağmen bu meblağın ödenmemesi nedeniyle davalı portföyündeki bankaca muhafaza edilmek üzere tevdi edilen hisse senetlerinin 07.04.1994 tarihli borsa kapanış fiatı üzerinden banka portföyüne alınması ile bakiye alacağın (725.402.062.-) lira ve temerrüt faizi alacağının ise (929.638.638.-) lira kaldığını ileri sürerek, (1.655.040.700.-) liranın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı (k.davacı) vekili, davacı (k.davalı)nın tevdi edilen (921.330.150.-) lira tutarında nakit ve hisse senedi kadar işlem yapabileceğini, 13.01.1994 tarihinden sonra hiçbir alım-satım emri verilmediğini, davacının görev ve yetkisini açtığını, sözleşmede belirtilen kredinin fiilen hiç kullanılmadığını ileri sürerek asıl davanın reddini savunmuş, karşılık davasında ise, müvekkilinin portföyünde yer alan hisse senetlerine karşılık şimdilik (100.000.000.-) liranın faiziyle birlikte davacı (k.davalı)dan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne dair verilen kararın, davacı (k.davalı) vekilince temyizi üzerine ilk olarak karar onanmış, karar düzeltme istemi kabul görerek Dairemizin onama ilamı kaldırılarak, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davacının İMKB. Yönetmeliği ile S.P.K. tebliğlerine uygun hareket etmediği, bu itibarla davacının kusurlu olduğu ve portföyün 13.01.1994 tarihindeki durumuna getirilmesi gerektiği, 14.01.1994 ve sonraki işlemlerden doğan zararın davacı bankaya ait alacağı, esasen 14.01.1994 tarihinden sonraki döneme ilişkin dosyada ordinoda bulunmadığı, bankanın keyfi şekilde düzenlediği seans takip föylerinin sonuca etkili görülmediği gerekçeleriyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile (100.000.000.-) lira tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı (k.davalı) vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve muk. davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı ve muk. davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.500.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy