(6762 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 270)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 30.12.1999 tarih ve 1996/195- 1999/650 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 03.10.2000 günde davacı avukatı Ali Aygün ile davalı avukatı Turgay Onan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bu ve birleştirilen ek davada, taraflar arasındaki 06.11.1993 tarihli rödovans sözleşmesiyle davalı tarafından ilgili sahada (2.736.000) Ton kömür bulunduğunun taahhüt edildiğini, müvekkilinin de sözleşmedeki rezerv tablosuna göre işletme projesi hazırlayıp yatırımlar yaparak üretime başladığını, ancak, sahada işletilebilir kömür kalmadığının saptandığını, rezerv tablosunda belirtilen kömürün daha önce üretildiğini bilen davalının kötüniyetli davrandığını ileri sürerek uğranılan zarar ve sebepsiz yere ödenen rödovans bedeli (192.919.784.900.-) lira'nın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, birleşen davada ise sözleşmenin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, aynı konuda derdest dava bulunduğunun, sözleşmeye konu (600.000) m2'lik alanın sadece (60.000) m2'lik kısmında arama faaliyeti yapıldığını, jeolojik rezervin yeterince hazırlık galerisi ve sondaj yapılarak verimli hale getirmenin davacıya ait bir iş olduğunun ve gereken çalışmaların yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, delil tesbit dosyasına sözleşme ve eklerine ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalının sözleşmeyle davacıya kiraya verdiği maden sahasında (2.736.000) Ton kömür rezervi varlığını taahhüt ettiği, oysa ilgili sahada üretilebilir rezervin bulunmadığı, bu durumda davacının birleştirilen davadaki ihalenin feshi talebinin yerinde olduğu, (5) yıl için yapılan sözleşmede (265.000) Ton kömür üretilebileceği varsayımıyla davacının uğradığı munzam zararın (187.414.900.) lira olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki 16.11.1993 tarihili rödovans sözleşmesinin iptaline, (187.419.784.900.) lira alacağın davalıdan tahsiline, alacağın (5.000.000.) lira'lık bölümüne yasal faiz, kalanına reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki beş yıl süreli rödovans sözleşmesinden dolayı davacı işletmeci tarafından davalının taahhüt ettiği kömür rezervinin ilgili sahada bulunmaması iddiasına dayalı olarak açılan ve yapılan harcamaların, haksız rödovans ödemelerinin ve gereken üretimin yapılamamasından ötürü elde edilemeyen net karın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, benimsenen ve keşif sonrası düzenlenen 09.04.1997 tarihli ODTÜ öğretim üyesi bilirkişiler raporunda davacı işletmecinin 600.000 m2'lik üretim alanının sadece 1/10'luk bölümünde kömür madeni arama çalışmaları yapıldığı ve eylemle olarak faaliyet yürütülen kesimde vaad edilen miktarla orantılı işletilebilir rezerv bulunmadığı, davacının henüz çalışma yapmadığı bölümlerde de aynı sonuçla karşılaşma riski bulunduğu belirtilmiştir. Bu rapora karşı davalı vekilince 20.05.1997 tarihli dilekçe ve ekleri ile bulunulan ciddi itiraz nedenleri üzerinde durularak, mümkün olabilecek bilgi, belge ve yöntemlerle sözleşmeye konu alanın tamamındaki mevcut işletilebilir rezervin yaklaşık miktarı saptandıktan sonra davacının fesih ve zararının tazmini istemlerinin yerinde olup olmadığının saptanması gerekirken, değinilen itiraz ve istemler üzerinde durulmadan bilirkişilerin varsayıma dayalı görüşü gerçek bir veri imiş gibi kabul edilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de, kısmi ilk davada alacağa yasal faiz, birleştirilen ek davada ise ticari temerrüt faizi yürütülmesi talep edilmiş olmasına göre, alacağın oluştuğu ve davanın açıldığı tarihlere göre ticari faizden TTK. nun 9/2 nci maddesi göndermesiyle 3095 sayılı Kanun'un 1/1 nci maddesi uyarınca % 30 yasal faiz olduğu gözetilerek anılan oranda temerrüt faizine hükmedilmesi ve 01.01.1998 tarihinden itibaren % 50 uygulanmasının kararda gösterilmesi gerekirken, reeskont oranında temerrüt faizi işletilerek HUMK. nun 74 ncü maddesine aykırı olarak istemin aşılması doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından da bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 100.000.000. lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy