(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 29.12.1999 tarih ve 1997/369-1999/775 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 3.10.2000 günde davalılar avukatı M. Nedim Barkut gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin endüstriyel tasarım hakkına sahip olduğu lastik ayakkabıların aynen taklit edilmesi suretiyle davalıların haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesini, ürünlere el konulmasını, maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Davalılar vekili, davacının endüstriyel tasarım hakkı aldığı ayakkabıların yeni bir buluş olmadığını, karalastik tabir edilen ve piyasada çok uzun süredir bilinen bir ürün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacı adına tescil edilen tasarım belgesindeki kum tipi karalastik ayakkabının ayırt edici özellik kazandığı, kalıbının ilk defa davacı tarafından yapıldığı aynı modelin davalılarca üretiminin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davalıların eyleminin davacının endüstriyel tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün önlenmesine, kalıpların imhasına, diğer talep atölye bırakıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilince dava dilekçesinde yer alan bir kısım talepler bakımından davasını atiye terketmesi karşısında, davalı tarafın hazır olduğu oturumda karşı çıkması gerekirken, çıkmaması nedeniyle bu istemlere zımnen muvafakat ettiğinin kabulü gerekmesine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, 05.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy