(818 S. K. m. 41, 44)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 10.12.1998 tarih ve 1997/399 - 1998/1020 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından aldığı iki adet kredi mektubunun Almanya'daki evine misafir olan ve 03.07.1990 günü anahtar uydurmak suretiyle gizlice eve giren dava dışı Abdülkadir Can tarafından bir kısım para ve pasaportla birlikte çalındığını, aynı gün telefonla davalı banka muhabiri Dresdner Bank'a bildirilmesine ve ertesi gün ödeme yasağı alınmasına rağmen, pasaporttaki resim ve imzalar kontrol edilmeden mektup bakiyelerinin anılan bankadan çekildiğini ileri sürerek, (14.986.63) Alman Markı'nın 03.07.1990 tarihinden itibaren vadeli mevduata uygulanan en yüksek iskonto faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili nezdinde açtırdığı Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat hesaplarıyla ilgili olarak aldığı kredi mektuplarının kaybolduğunu, paranın çekilmesinden sonra bildirdiğini, bu mektupları ve pasaportunu yanında bulundurması gerekirken evinde tutmasının ağır kusurlu bir davranış olduğunu, dört yılı aşkın bir süre sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu ve müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının olayın oluşumunda % 60 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizin 10.03.1997 gün ve 1997/913 - 1491 sayılı ilamıyla taraflar yararına bozulmasından sonra, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davacının olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kredi mektuplarının üzerindeki kayda ve muhabir bankanın gerekli incelemeyi yapmış olmasına ve bozmadan sonra yeni delil ibraz edilememiş bulunmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000. lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 05.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy