(551 S. K. m. 18) (Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-1) (556 S. KHK. m. 14, 42)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 29.02.2000 tarih ve 1999/143 - 2000/79 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Alman uyruklu davalının, Bahman markasını sigara ürünleri için 18.03.1991 tarihinde 10 yıl süreli olarak adına tescil ettirdiğini ancak tescilden sonra bu markayı ülke içinde kullanmadığını ileri sürerek marka belgesinin iptali ile 4.000 USD tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında tazminat istemini atiye bırakmıştır.
Davalı vekili, müvekkil markasının 551 sayılı Kanuna göre tescil edildiğini, bu konunun 18/3. maddesi gereğince müvekkil şirketin mensubu olduğu Almanya'nın da dahil olduğu Paris Sözleşmesi hükümlerine göre, tescil edilen markayı kullanma zorunluluğu bulunmadığını, 556 sayılı KHK. nin yürürlüğe girdiği tarih olan 27.06.1995'den itibaren de 5 yıllık markayı kullanmama koşulunun gerçekleşmediğini, bu nedenle davacının marka iptali isteminin yerinde olmadığını, kaldı ki, müvekkili tarafından Bahman markasının Türkiye'de de kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davalının Bahman markasını 18.03.1991 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 10 yıl süreli tescil ettirdiği bu markalı sigaraların Mersin Serbest Bölgesine getirildiği, ancak serbest bölgeye yapılan ithalatın 556 sayılı KHK. nın 14/d maddesinde belirtilen Türkiye'ye ithalat olarak kabul edilemeyeceği, bu durum karşısında davalının markasını kullanmamış olması nedeniyle 556 sayılı KHK. nın 42/C maddesinde, belirtilen markanın hükümsüzlüğü sonucunun doğduğu gerekçesiyle maddi tazminat istemi hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı adına tescilli Bahman markasının hükümsüz olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 11.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy