(6762 S. K. m. 1301) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 26.01.2000 tarih ve 1999/648 - 2000/22 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca tam kusurla çarpması sonucu oluşan 74.125.972.- lira tazminatın müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek bu miktarın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, dava dilekçesinde bildirilen 23955 nolu poliçenin ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi olduğunu, kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe limitinin 250.000.000.- lira olduğundan dava konusu hasar için müvekkili şirkete başvurulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, aracın malikinin Büyükşehir değil ilçe Belediyesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda hasar veren aracın il idare kurulu kararı ile ilçe belediyesine devredildiği, diğer davalının poliçe limiti dahilinde kalan 74.125.972.- lira hasardan sorumlu olduğu gerekçeleriyle, bu miktarın davalı sigortadan faiziyle tahsiline, diğer davalı hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kasko sigortacısının TTK. nun 1301 nci maddesi uyarınca açtığı rücu davasıdır.
Dava dilekçesinde davalı Belediye'ye ait aracın 23955 nolu ZMSS poliçesi ile diğer davalı sigortaya sigortalı olduğu belirtilmiş, davalı sigorta vekili bu poliçenin İ.M.S.S. poliçesi olduğunu savunmuş ve poliçe suretini ibraz etmiştir.
Gerçekten de 22955 nolu poliçe, Motorlu Kara Taşıt Araçları Güvenli Araç Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 1 nci maddesi hükmü dikkate alınarak bu tür sigortada sigortacının sorumluluğunun, ZMSS poliçesindeki limitini üzerinde kalan miktardan başlayacağı ve İMSS poliçesinde yazılı limitle sona ereceği açıklanmıştır. (Dairemizin 31.01.1994 tarih ve 1993/3250 Esas, 1994/539 Karar sayılı ilamı.)
Bu durumda mahkemece, davacıya varsa ZMSS poliçesi ibraz ettirilmek, ibraz ettiğinde kaza tarihi itibariyle limiti tespit edilmek, belirlenen 74.125.972.- lira zararın bu poliçe limiti içinde kalması ve ZMSS'nı yapan sigortanın davalı sigorta olması halinde davanın davalı sigorta bakımından kabulüne, aksi halde aşan kısmı itibariyle İMSS poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı sigortanın sorumluluğuna hükmedilmek gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy