(1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Sinop Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 16.12.1999 tarih ve 1998/303-1999/354 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kura ile ve bedeli karşılığında davalı kooperatiften satın aldığı işyerinin kullanılmayacak kadar bozuk olduğunu ileri sürerek, 1.384.545.340. TL. sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerlerini yapan Belediye Başkanlığına başvurduğunu ve eksikliğin giderildiğini bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 1.039.180.705. TLsının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatifçe ortağı tahsis ve teslim edilen dükkanın, taahhüt edilenin aksine imalatının bozuk ve onarım yüzünden teslimin geç olduğu iddiasıyla, tazminat talebine ilişkindir. Dava açılmadan önce demir doğrama ustası bilirkişiye zarar tespiti yaptırılmış, dava aşamasında da hukukçu bilirkişiye zarar miktarı tespit ettirilmiştir.
Mahkemece, kooperatifçe yaptırılan dükkanlara ait projelerin, bu hususlardaki kooperatif genel kurul kararlarının ve kooperatifin üyelere teslimini taahhüt ettiği dükkanların imalatının nasıl olacağını belirlemeye elverişli bütün belgelerin dosya içerisine getirtilmesi, bundan sonra inşaat işlerinden anlar bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla proje ve diğer belgeler uygulanmak suretiyle mahallinde inceleme yaptırılarak, davalı kooperatifin genel kurul kararları ve onlara ekli projelerle taahhüt ettiği imalata aykırılığın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, varsa davacının isteyebileceği tazminatın hesaplanması gerekirken, uzman olmayan bilirkişiye yaptırılan incelemeye dayanılarak hüküm tesisi yerinde görülmediği gibi, davacının kazanç kaybı alacağının olup olmadığının belirlenmesi için de, öncelikle, kooperatif genel kurul kararları dairesinde dükkanın teslim edilmesi gereken ve fiili teslim yapılan tarihlerin saptanması, bundan sonra dükkanın işletilmesine imkan vermeyen bir imalat bozukluğu varsa ne kadar sürede giderileceğinin ve dükkanın ortağa teslimi gereken süre de nazara alınarak, bu sürede gelir kaybı olup olmadığının, varsa gecikmeden doğan zararın uzman bilirkişi tarafından saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerine görülmediğinden kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy