(7201 S. K. m. 12, 13) (Tebligat Tüzüğü m. 17, 18)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 8.11.1999 tarih ve 1998/1283-1999/1076 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte bir konut ve iki adet iş yeri için ortak olduğunu, işlerlerine ilişkin ortaklığının 6.3.1993 tarihli genel kurulda alınan ve her iş yerinin 14 hisse kabul edilerek, her hisseye 7.000.000 lira ödenmesi kaydıyla işyeri tahsisine dair karara dayandığını, müvekkilinin bu genel kurul kararı uyarınca 28 hisse bedeli ödemek suretiyle işyerlerinin sahibi olduğunu aradan uzun yıllar geçtikten sonra 29.6.1997 tarihli genel kurulda alınan kararla tahsise ilişkin ve genel kurul onayından geçmiş yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verildiğini, yönetim kurulunun da bu karara dayanarak müvekkiline ait işyerleri ortaklığının iptaline karar verdiğini, oysa ortaklıktan çıkarma sebeplerinin ana sözleşmede tahdidi olarak sayıldığı gibi, aradan uzun süre geçtikten ve ortada geçerli bir genel kurul kararı varken, genel kurulca daha önceki kararların iptaline dair alınan kararın hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını ileri sürerek, müvekkilinin işyeri hissedarlığından çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararı ile 29.6.1997 tarihli genel kurulun 6.maddesinin iptali ile müvekkilinin davalı kooperatifteki A4 Blok 1 ve 2 nolu işyerlerinin maliki olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, 28.6.1992 tarihli genel kurul kararı uyarınca yönetim kuruluna verilen yetkiye istinaden davacının 14 üyeye ayrı, ayrı 7.000.000 ar lira ödemek suretiyle dükkan hisseleri üzerinde hak sahibi olduğu ve yönetim kurulunca bu iki dükkanın davacı adına tahsis edildiği, alınan tahsis kararının da 6.3.1993 tarihli genel kurulda onanarak kesinleştiği, genel kurulun önceden kazanılmış müktesep hakları ihlal edemeyeceği gerekçeleriyle, 29.6.1997 günlü genel kurulda alınan 6 nolu kararın davacı açısından hüküm ifade etmemek üzere iptaline, dava konusu iki adet dükkanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyaya ekli davalı kooperatife ait Ticaret Sicil dosyasında yapılan incelemede, dava tarihi itibarıyla kooperatifi temsile yetkili kişilerin tasfiye kurulu başkanı Halit Kaya, başkan vekili Nazmi Yağızyılmaz ve Cafer Canbolat oldukları ve fakat dava dilekçesi ile yenileme dilekçelerinin tebliğ olundukları kişilerin kooperatif yetkilisi veya çalışanı olmadıkları anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 (Tüzüğün 17.md), 13. (Tüzüğün 18.md.) maddeleri uyarınca dava dilekçesinin davalıya tebliğ ile usulen taraf teşkili sağlanıp, davalıya savunma hakkı tanındıktan sonra yargılamaya devamla hüküm tesisi gerekirken, bu gereğin yerine getirilmemesi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy