(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 7.12.1999 tarih ve 1999/59-518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1978 yılından beri faaliyet gösteren tanınmış bir firma olduğunu, dava dışı H. T. İnternational firmasının ilk defa 1975 yılında daha sonra 1995 yılında 10 yıl için yenilenen tescili ticari markalarının 31.12.2000 tarihine kadar Türkiye'de kullanma hakkının 17.6.1993 tarihli lisans sözleşmesi ile müvekkiline bırakıldığını, davalı T. Ltd. Şirketinin benzer markayı 8.10.1995 tarihinde tescil ettirdiğini diğer davalının da ürünlerin pazarlamasını yaptığını ileri sürerek davalı T. Ltd. şirketinin tescil ettirdiği markanın hükümsüzlüğünün tespitini, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün giderilmesini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin ağırlıklı olarak tekstil alanında, müvekkilinin ise 1983 yılından beri tamamen ayakkabı ve terlik vs. ürünler ile ilgili faaliyette bulunduğunu, logoların da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi çoğunluğun görüşüne göre davacı ve davalı tarafların aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davacı şirketin kullandığı markanın tescilindeki logonun çift çıplak ayak logosu, davalıların tescilindeki logonun ise tek çıplak ayak logosu olduğu ancak önemli olanın tüketici hafızasında kalan çıplak ayak imajı olduğu, davacı tescilinin daha eski olduğu 556 sayılı KHK.nin 7/b ve 8/a ve 42/1-ab maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüz olduğu davalıların hükümsüz sayılabilecek logoyu kullanmalarının TTK. nun 56 ve 57/5. maddelerine göre haksız rekabet niteliğinde olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde Usul ve Yasa'ya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle Usul ve Kanun'a uygun hükmün(ONANMASINA) 8.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy