(6762 S. K. m. 1288)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.06.2000 tarih ve 1998/919 - 2000/1274 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait evin Konut Sigorta Poliçesi ile sel ve su baskını rizikolarını kapsayacak şekilde sigortaladığını, 14.09.1997'de meydana gelen sel baskının da evin hasar gördüğünü, hasar miktarının daha fazla olmasına karşın, davalı sigortaca kendilerine 938.161.636 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 550.000.000 TL hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ekspertizce tespit edilen 938.161.636 TL'lik hasar bedelinin davacıya ödendiğini, bunun üzerindeki istemin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, ödenmesi gereken bedelin 2.828.073.972 TL olarak belirlendiği, davalının daha önce ödediği kısmın düşülmesi halinde, davacının 1.889.912.336 TL isteyebileceğinin belirlendiği gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak, 550.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigortası poliçesinden kaynaklanan sigorta bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, ekspertizce tespit edilen hasar bedelinin davacıya ödendiğini, bunun üzerindeki tazminat miktarından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunmuştur.
Dosya arasındaki 14.04.1998 tarihli ekspertiz raporundan, gerek eşya, gerekse binanın gerçek değerinin poliçede gösterilen sigorta bedelinden fazla olduğu ve eksik sigorta hükümleri uygulanmak suretiyle ödenecek hasar bedelinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 1288/1. maddesinde sigorta bedeli, sigorta değerinden aşağı olduğu takdirde ve sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının halele uğraması halinde sigortacı aksine mukavele bulunmadıkça sigorta bedelinin sigorta değerine olan nispeti neden ibaretse zararın o kadarından mesul olacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanmayacağına dair bir hükme rastlanmamıştır. Bu halde mahkemece, anılan yasa hükmü çerçevesinde eksik sigortanın varlığı kabul edilerek hasar bedelinin buna göre belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmak gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy