(6762 S. K. m. 3, 5) (3095 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 55)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 17.2.2000 tarih ve 1999/526-2000/73 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılar tarafından atık su borusu döşeme işlemi sırasında kepçe ile müvekkiline ait kablolara zarar verdiğini ileri sürerek, 610.199.092 TL hasar bedeli ile 17.353.000 TL. tespit masrafının olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı
.. A.Ş. vekili, görevli mahkemenin Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, haksız fiil faili olması nedeniyle davalının husumet itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile 610.199.092 TL hasar bedeli ile 17.353.000 TL tespit masrafının 07.09.1998 olay tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı İ. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıya ait tesislere davalı şirketin atık su borusu döşeme çalışmaları sırasında verdiği zararın giderimi isteminden ibarettir. Davacı tacir olup TTK. nun 3.maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalıların da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasanın 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin 3.fıkrasında; arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi reeskont faizine hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; davalı atık su borusu döşeme işi konusunda diğer davalı şirket ile sözleşme imzalamıştır. Sözleşmenin tümü dosyaya ibraz edilmediğinden, mümeyyiz davalının yapılan işi kontrol ve denetleme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, davalılar arasındaki sözleşmenin tamamının sunulması için davalı tarafa süre verilerek, davalı İ. A.Ş.nin BK.nun 55.maddesi anlamında inşaatı yapan kişiler üzerinde denetim ve gözetim sorumluluğu olup olmadığı, böyle bir yükümlülük yok ise davalı husumet yöneltilemeyeceği gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan; Taraflar tacir olup, TTK. nun 3.maddesi uyarınca bir müesseseyi ilgilendiren işler ticari iş, taraflar arasındaki uyuşmazlık ise aynı Kanunun 4.maddesi uyarınca ticari dava niteliğindedir. Ticari davalara ise TTK. nun 5/2.maddesi gereğince ticaret mahkemelerinde bakılır. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan iş bu davada davalı İ. A.Ş. vekili 10 günlük esasa cevap süresi içinde iş bölümü itirazında bulunmuş, mahkemece 07.12.1999 tarihli oturumda gerekçe gösterilmeden davalının iş bölümü itirazı reddedilmiştir. Mümeyyiz davalı vekilinin iş bölümü itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru değil ise de, TTK. nun 5/3.maddesi uyarınca bu husus yalnız başına hükmün bozma nedeni yapılamaz ise de mahkeme hükmü 1 ve 2 nolu bentlerde yer alan nedenlerle bozulmuş olduğundan mümeyyiz davalı vekilinin iş bölümü itirazı yönünden de kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı yararına, 2 ve 3 numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı İ. A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy