(2918 S. K. m. 99) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 21.10.1999 tarih ve 1998/185-1999/353 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şark Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların sahip, sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu tırın, müvekkillerin murisi Adem'in kullandığı araca çarparak Adem'in ölümüne neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla davacı Ayşe ve İbrahim için ayrı ayrı 500 milyon lira maddi, 500 milyon lira manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Selahattin ve Seçkinler A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şark Sigorta A.Ş. vekili, manevi tazminatın poliçe güvencesi dışında olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu 99. maddesi gereğince 29.9.1998 de temerrüde düştüklerini, poliçe limiti üzerinden bu tarihten itibaren faizden sorumlu tutulmaları gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, maddi tazminat isteminin tümüyle, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Şark Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Davalı sigorta şirketi savunmasında, davacı tarafça tazminat hesabına esas belgeler ile birlikte müvekkili şirkete başvuru yapılmadığı ve bu nedenle de poliçe teminatı için temerrüde düşürülmediklerini ileri sürmüş, davacı tarafça bu savunmaya karşı çıkılmamış ve davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüde düşürüldüğü konusunda delil sunulmamıştır. Bu durumda sigorta sözleşmesi gereği sorumluluğu bulunan davalı sigorta şirketinin haksız eylem tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Ancak, anılan eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sadece temyiz eden davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş. hakkındaki hükmün faize ilişkin bölümünün HUMK. nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Koç Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki 20.7.1997 tarihinin, davalı sigorta şirketi açısından sonuç doğurmak üzere dava tarihi olan 18.5.1998 olarak düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy