(6762 S. K. m. 56, 57, 58) (556 S. KHK. m. 61, 62)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 1.11.1999 tarih ve 1998/1680-1999/1061 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, İnter 2000 Pool, İnt İnter 2000 Pool, İnt Jeans Gmpdny olarak müvekkili adına tescilli markalar ile iltibas yaratan İnter Full markasını ürünlerinde kullanan davalıların markaya tecavüzünün önlenmesini, üretimde kullanılan resim, klişe ve tanıtım vasıtalarına el konulmasını ve imhasını, kararın ilanını, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı Bülent Yaman, kullanılan marka ile ilgisi bulunmadığını savunarak husumet itirazında bulunmuştur.
Davalı Burçin Yaman, kullanılan marka için TPE.ye başvurulduğunu, inter sözcüğünün anonim olup, davacı tekelinde olamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı Bülent'in davalı Burçine ait şirkette temsile yetkili olmasının tek başına davalı sıfatı doğurmayacağı, İnterfull markasının davalı Burçin adına tescilli olduğundan davacıya tecavüzün önlenmesi ve bağlı olarak tazminat istemine olanak vermeyeceği, marka iptali istenmediğinden dava koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davalı Bülent yönünden husumet nedeniyle, davalı Burçin yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli markalarla iltibas yaratan İnter Ful markasını ürünlerinde kullandığını ileri sürerek haksız rekabetin önlenmesini istemiştir. Mahkemece, davalı markasının da tescilli olduğu, davalı markasının terkini istenmediği gerekçesiyle dava şartı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Tescilli bir marka iptal edilmedikçe kural olarak haksız rekabetten bahsedilemez ise de, markanın tescil edildiği şekline uygun olmayan ve başkasının hak sahibi olduğu marka ile iltibas yaradan biçimde kullanılması halinde haksız rekabetten bahsedilebilecektir.
Mahkemece, davalının marka tescil başvurusu konusunda Türk Patent Enstitüsü'nün ne gibi bir işlem yaptığı, hangi ürünler yönünden davalı adına marka tescili yapıldığı sorulduktan ve davacıdan, davalının hangi ürünler yönünden iltibas bulunduğu iddiası konusunda davası açıklattırıldıktan sonra, uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp dosyada mevcut bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle, davalının markasını yasaya ve tescil şekline uygun olarak tüm unsurları ile birlikte aynen kullanıp kullanmadığının davacının markalarına benzetme olup, olmadığının taraflara ait ürünler üzerinde de inceleme yaptırılarak belirlenmesi, şayet marka tescil edildiği şekilde kullanılıyorsa haksız rekabet olmayacağının gözönüne alınması suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy