(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 23.02.2000 tarih ve 1998/731-2000/131 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 10.10.2000 günde davacı avukatı Nadir Arısoy ile davalılar avukatları Caner Tekin ve Altan Altunday gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince Almanya'ya havayolu ile ihraç edilmek üzere davalıya teslim edilen malların ambarda korumasız halde bırakılması nedeniyle kısmen hasarlandığını, kalanın da mevsiminin geçmesi nedeniyle iç piyasada düşük fiyatla satıldığını ve bundan dolayı ( 38.543,40 ) DM zarara uğranıldığını, malların yeniden temininin ( 144.642.000.- ) lira fiyat farkına mal olduğunu ileri sürerek, anılan miktarla ilgili girişilen icra takibine yönelik itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacının ithalatçısı ile olan anlaşmazlığı nedeniyle gümrük işlemlerinin uzaması sonucu Tasiş'e ait ambarda bekleyen malların hasarlanmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, malların Atatürk Havalimanı çıkış gümrüğü kargo terminali ambar bölümünde gereken önlemlerin alınmaması nedeniyle yağan şiddetli yağmurdan hasarlanmasının davalıya teslim edildikten sonraki kesitte meydana gelmiş olmasından dolayı davalı taşıyanın sorumlu olduğu, istenen tazminatın kendi marufunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, ( 1.572.674.089.- ) lira inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekili yükteki zararın oluşmasında davacı gönderenin de kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, yargılama aşamasında bu yöne ilişkin savunma ve itirazlarının delillere bağlayarak somutlaştırmanın bulunmadığından, bu ve diğer yönlerle ilgili temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava taşıma sözleşmesine dayanmakla beraber niteliği itibariyle bir tazminat alacağı bulunmakla ve bu nedenle de İİK.nun 67 nci maddesinde aranan likit vasfı olmamakla davacı tarafın icra-inkar tazminatının reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararın BOZULMASINA, 100.000.000.- lira vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy