(3167 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 10.12.1999 tarih ve 1998/2500 - 1999/1121 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın Ş. Şubesinin 32002890 nolu çek hesabına ticaret unvanı basılı olarak verdiği çeklerden birinin keşide edilerek müvekkiline verildiğini 20.000.000.000.- lira bedelli çeki alan müvekkilinin çek bedelinin yüksek olması nedeniyle, davalı bankaya bu çek hesabının iyi işleyip işlemediğini sorduğunu, hesabın iyi işlediğinin bildirildiğini, çekin tahsili için bankaya ibrazında karşılığının olmadığı ve keşideci şirketin hayali bir şirket olduğunu öğrendiğini, 3167 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca, bankaların çek hesabı açarken dikkat ve özen göstermesi gerektiğini, davalının bu özeni yerine getirmediğini ileri sürerek, 20.000.000.000.- lira'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müşteriye verilmiş çek koçanının yenilenmesi üzerine yanlışlığın fark edildiğini, yüksek meblağlı çek alan davacının keşidecinin durumunu araştırması gerektiğini ve asıl kusurun davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı bankanın 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı davranmak sureti ile çek karnesi verip çek hesabı açtığından dolayı davacının zarara uğradığı ve bu kusurlu davranışı nedeniyle, davacının 20.000.000.000.- lira'lık zararının olduğu, bu olaydan dolayı davacının da çek keşidecisinin durumunu araştırmadığından eşit oranda kusurlu olduğunun saptandığı, raporun hüküm kurmaya yeterli bulunduğu gerekçesiyle, davanın 10.000.000.000.- lira'lık kısmının kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 360.000.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.07.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy