(2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Çorum Asliye 3. Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 30.03.2000 tarifi ve 1999/406-96 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İ. Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu, müvekkile ait araçta toplam 539.000.000 TL hasar oluştuğunu ileri sürerek, 539.000.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta vekili, zarar kalemleri içerisinde sayılan araçtaki değer kaybı ve işten kalmanın teminat dışı olduğunu, kazanın zincirleme şeklinde olması nedeniyle kazaya karışan diğer araç sahiplerinin de, talepte bulunabileceğinin dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, olayda davalı sürücüsü Hikmet'in 6/3 oranında kusurlu bulunduğu, hasar bedelinin davalı Hikmet'çe itiraza uğramadığı ve kusur oranına düşen miktarı ödeyeceğini bildirdiği gerekçesiyle, davalı yanın kusur oranına düşen 404.250.000 TL. nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İ. Sigorta vekili A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve olayın zincirleme şeklinde gerçekleşmediği anlaşılmış olmasına göre, KTK'nın 98. maddesinin uygulanması gerektiğine dair temyiz itirazı yerinde değildir. Diğer yandan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın sigorta kapsamını düzenleyen 1. maddesinde sigortacının, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı meydana gelen zararı sigorta limitleriyle teminat altına almış olması karşısında araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin zarar kalemi de, poliçe kapsamında olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, aracın hasar görmesi nedeniyle oluşan kazanç kaybının sigorta poliçesinde teminat altına alınan zarar kalemlerinden olmayacağı ve bu nedenle buna ilişkin zarar miktarından davalı sigortacının sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde davalı sigortacının bu zarar kaleminden sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesinde sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez ve kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarı hak sahibine ödemek zorunda oldukları öngörülmüş olup, Dairemiz uygulamasına göre bu 8 günün bitiminde sigortacının temerrüde düşeceği benimsenmiştir. Mahkemece, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılmadan yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı İ. Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle, kararın davalı İ. Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy